個人檔案HAKKI SPACES'E HOŞ GELDİ...相片部落格清單 工具 說明
尚未新增任何項目。

My Custom Part

HAKKI SPACES'E HOŞ GELDİNİZ

ŞENDAĞ MUHASEBE KOLL . ŞTİ
第 1 張 / 共 44 張
9月16日

YENİ ADRESİM....

DOSTLAR, BENİM YENİ ADRESİM AŞAĞIDAKİ GİBİDİR.
HEPİNİZE SEVGİLER VE SAYGILAR..
HAKKI TERZİBAŞI
 
 
9月3日

YABANCILAR KIZMIZI IŞIKTA NEDEN DURUYOR ???

Almanya'da bir dost ziyaretinden dönüyorduk. Arabayi ben sürüyordum.Yolun ilerisinde bir kaza oldugunu gördüm. Ne olmus diye bakarken, birden dört yol agzinda oldugumuzu fark ettim. Isik kirmiziya dönmüs ve ben geçmistim. Yapacak bir sey yoktu, olan olmustu. Duramazdim, yola devam ettim. Gece yarisindan sonraydi. Saat 2 gibiydi. Allah'tan, çevrede polis falan da yoktu.

Bu olayin üstünden bir hafta kadar geçmisti. Bir mektup aldim; karakola çagyriyorlardi. Gittim. Beni bir odaya aldilar. "Bir konuda bilginize basvuracagiz. Size bir fotograf gösterecegiz. Bu araba sizin sirkete ait. Geçen hafta, su gün, saat 02:12'de su kavsakta kirmizi isikta geçerken kameraya yakalanmis. Bakin bakalim, direksiyondaki kisiyi taniyor musunuz?" Fotografa baktim, "Pek taniyamadim bu kisiyi" dedim. Bunun üzerine bir fotograf daha çikardilar. Bu benim fotografimdi. "Bu sizin fotografiniz, bunu yabancilar subesinden bulduk. Biz, otomobildeki kisi ile bu fotograftaki kisinin ayni oldugunu düsünüyoruz? Ne dersiniz?" dediler. "Cevap vermeden önce, isterseniz avukatinizla görüsünüz" diye de eklediler. "isterseniz size prosedürü anlatalim. Eger bu arabayi süren ben degilim derseniz, sizi mahkemeye verecegiz. Mahkeme uzmanlara basvuracak. Eger resimdeki kisi oldugunuz ispat edilirse para cezasi alacaksiniz. Bu ceza, eger arabayi sürenin siz oldugunu kabul ederseniz vereceginiz cezanin birkaç kati olacak. Bir de resmi makamlari oyalamaktan dolayi ayri bir cezaya maruz kalacaksiniz." Düsündüm. Avukatima soracak bir sey yoktu. "Verin, bir daha bakayim fotografa" dedim. Sonra da "Evet, bu arabadaki kisi benim" dedim. Memnun oldular, "Dogru seçim yaptiniz" dediler. Yüklü bir ceza ödedim. Ama ehliyetime el koydular. "Ne zaman alirim ehliyetimi geri?" diye sordugumda "Bizden haber bekleyiniz" dediler.

Aradan bir hafta geçti. Bir hastaneden davet aldim. Beni göz klinigine çagiriyorlardi. Gittim. Siki bir göz muayenesinden geçtim. Sonra beni bir grup doktorun karsisina çikardilar. Her biri benim raporu eline alip, "Renk körü degilsiniz. Gözünüzün saglam oldugunu biliyor musunuz? Ama kirmizi isikta geçmissiniz" dediler. Artik bana ehliyetimi geri verecekler diye düsündüm. Ama vermediler.

Aradan bir hafta, on gün geçti. Yine hastaneden bir davet aldim; bu kez psikiyatri bölümünden. Verilen tarihte hastaneye gittim. Beni bir odaya aldilar. Odada dört doktor vardi. ilk doktor, "Raporunuza bakiyorum. Gözleriniz saglammis. Ama trafik isiklari kirmiziya döndükten tam 58 saniye sonra geçmissiniz. Bunun yanlis oldugunu biliyor musunuz?" diye sordu. Ben de "Evet, yanlis? bir davranis" dedim. Ayni seyi, diger doktorlar da aynen tekrarladi. Ben de "Evet, yanlis bir davranis?" diye ayni cevabi verdim. Artik bana ehliyetimi geri verecekler diye düsündüm. Ama vermediler. Aradan bir hafta, on gün gibi bir süre geçti. Bir mektupla karakola davet aldim. Gittim, sanirim artik ehliyetimi geri alacaktim. Ama düsündügüm gibi olmadi. "Sizi, trafige çikaracagiz" dediler. Bana bir program verdiler. Bu, günde iki saatlik, dört günlük bir programdi. ilk gün gittim. "Arabaya binin, sehir içinde dolasacagiz" dediler. Benimle birlikte üç kisi daha bindi arabaya. Hareket ettim. ilk trafik isiklarinda durdum. Yanimdaki görevli "Buna, trafik isigi denir.Kirmizida durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir. Anladiniz degil mi?" dedi. Ben de tekrarladim "Evet, kirmizi da durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir." Isik yesile döndügünde kalktim. Görevli, "Yesil isikta da kalkilir. Degil mi?" dedi. Ben de tekrar ettim, "Evet, yesil isikta kalkilir." Yolda bir süre sonra kirmiziya dönen bir Isiga rastladik. Bu kez arkadaki görevlilerden birisi, "Buna, trafik isigi denir. Kirmizida durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir. Anladiniz degil mi?" dedi. Ben de tekrarladim, "Evet, kirmizi da durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir." diye tekrar ettim. Bu sahneyi iki saat süresince her isikta tekrarladik. O günden sonraki üç günde de, yine arabama üç görevli bindi. Her isikta ayni sahne usanilmadan tekrarlandi. Ama sonunda ben de ehliyetimi geri aldim. Yukarydaki öyküyü Almanya'da yasayan bir Türk isadamindan dinledim. "Sonuç ne oldu?" dedim. Çok ciddi biçimde cevap verdi,

"BEN ARTIK KIRMIZIDA HEP DURUYORUM ."

7月31日

ARI MUCİZESİ ...

vimg308/2208/olaborboletasjz3.gif 

 

Dicle Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Davut Başaran, en gelişmiş bilgisayarın, saniyede 16 milyar işlem yaparken, bir arı beyninin saniyede 10 trilyon işlem yapabildiğini söyledi.

img241/6494/28tk5.gif 

Prof. Dr. Başaran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, arılarla ilgili teorik araştırmalar yaptığını belirtti. Arılarla içiçe büyüdüğünü ve çok sevdiğini, bu nedenle ''arıların gizemli dünyasını'' irdelediğini anlatan Başaran, arıların, çok mükemmel işleyen bir yaşamları olduğunu anlattı.

Erkek, işçi ve kraliçe arı olmak üzere 3 tip arı bulunduğunu, kraliçe arının 5 ile 7 yıl, erkek arının en fazla 1 hafta ve işçi arının, larvadan çıktığı andan itibaren 1 ile 6 ay arasında yaşadığını dile getiren Başaran, kraliçe ve işçi arının 2 kromozom, erkek arının yarım kromozomdan oluştuğunu, kraliçe ve işçi arıların 2 kromozomdan oluşmasına rağmen beslenmeden dolayı kraliçe arının ömrünün daha uzun olduğunu vurguladı.

 

img398/6708/i5421722279879ga2.gif

4 BİN METREDE DÖLLENME

 İşçi arının dişi, ancak kısır olduğunu; kraliçe arının ise dişi, ancak kısır olmadığını ve yaşamı boyunca bir defa döllenen kraliçe arının 5 ile 7 yıl boyunca yaklaşık 400-500 bin spermi muhafaza ettiğini ifade eden Prof. Dr. Başaran, şöyle dedi:

"İşte mucize burada. Normal şartlara eksi 196 derecede spermler muhafaza ediliyor. Ama kraliçe arı, yaklaşık 7 yıl boyunca bu kadar spermi muhafaza edebiliyor. Yumurtadan, işçi arı 21 gün, kraliçe 16 ve erkek arı 24 günde ergin olarak çıkıyor. Sürede de fark var. Kraliçe arı, yumurtadan çıktıktan sonra zifaf uçuşuna çıkıyor. Kraliçe arı bu uçuşa çıktığı zaman bütün erkek arılara göz kırpıyor.

Hep birlikte uçuşa başlıyorlar. 4 bin metre yüksekliğe kadar çıkan kraliçe arı, erkek arıların gelip gelmediğini belirlemek için arada bir arkasına bakıyor. Uçuş sırasında sadece tek bir erkek arı kalıyor. Onunla da kraliçe arı, 4 bin metre yükseklikte eksi 18 ile 20 derece arasında çiftleşiyor. Bu erkek arı da çiftleşme sırasında ölüyor."

Kovana geri dönen kraliçe arının, işçi arıların temizlediği yuvalara her gün yaklaşık 2 bin yumurta bıraktığını ve dünyanın hiç bir yerinde bu kadar yumurta meydana getiren bir sistem bulunmadığını bildiren Başaran, yumurtadan çıkan arının, jet hızıyla bal toplamaya çıktığını anlattı.

img450/595/35ky2.gif

 

 

MÜKEMMEL BİR İŞBÖLÜMÜ

Arılar arasında mükemmel bir işbölümü bulunduğunu ve bir arının ömrü boyunca topladığı bal miktarının, bir çay kaşığının 12'de 1'i kadar olduğunu ifade eden Davut Başaran, şöyle konuştu:

"En gelişmiş bilgisayar, saniyede 16 milyar işlem yaparken, bir arı beyni saniyede 10 trilyon işlem yapabiliyor. 500 gram bal için 900 arı 1 gün çalışırken, 1 arı 25 dakikada 50 çiçek, 450 gram bal için de 17 bin arı 10 milyon çiçek dolaşıyor. Arılar o kadar sistemli çalışmalarına rağmen işitmiyorlar. Gözleri de kırmızıyı görmüyor. Ama sağlıklı bir koku sistemleri var. Her kovanda 1 kraliçe, yaklaşık 80 bin işçi ve 100 bin erkek arı vardır.

Kraliçe arıda, arıların hepsini gözleyebilecek bir radar sistemi var. Hangi arı ne yapıyor, hepsini gözlüyor. Kraliçe arı, salgıladığı hormonla bütün arıları zaptu rapt altında tutuyor. Bal arılarının düşmanı eşek arısı kovana girmek isteğini zaman kraliçe arı, radar sistemiyle bunu fark ediyor. Hemen diğer arıları uyarıyor. Kovana girmek isteyen eşek arısına yaklaşık 500 arı çullanıyor. Bir sistem oluşturarak 50 derecelik bir sıcaklık oluşturuyorlar ve eşek arısını bu sıcaklık sistemiyle öldürüyorlar.

" Prof. Dr. Başaran, arıların bir yerde yem bulduğu zaman mesafesine göre değişik hareketler yaptığını, 15 metrekarelik bir alan için daire şeklinde dans, 25 ile 100 metrekarelik alan için sallanma dansı ve 100 metrekareden fazla alanlar için 8 işaretli dans yaptığını belirterek, bu işaretleri, kovandaki bütün arıların fark ettiğini ve karanlıkta bile 5 dakikada hemen o yeri bulduğunu kaydetti.

img75/791/cascata8ndgt6.gif 

7月26日

TÜRKİYEDEKİ GARİP OLAYLAR !!

Aşağıda okuyacağınız olaylar asparagas yada düzmece haberler değildir. Hepsi polis kayıtlarına geçmiş, birçoğu yazılı, görsel başında yayımlanmıştır. Şimdi sıkı durun;

img143/8773/16229xp9.gif

Yer: Kayseri

Siz hıç karanlıkta iyi göremediğiniz için yakıt deposunun, tam dolup dolmadığını çakmak yakarak kontrol etme cesaretini kendinizde buldunuzmu! Kayseri şehirlerarası otobüş terminalinde 38 AS 991 plakalı yolcu otobüsüne mazot alan muavin Z. T. deponun tam dolup dolmadığından emin olmak için çakmak çakarak kontrol etmek ister. Sonuç: Buharlaşan mazotun parlaması ve muavinin yanık tedavisi için hastahaneye kaldırılması...

img143/513/13487gr7.gif

Yer: Diyarbakır

 Lunaparkta gece bekçisi iki kafadar (zincirlerin ucuna bağlanmış salıncaklardan oluşan) uçan sandalyelere biner ve mekanizmayı çalıştırırlar. Ancak sandelyelerin merkezkaç kuvveti ile dönerek açılmasından dolayı durdurmak içi şaltere ulaşamazlar ve sabaha kadar kimseye seslerini duyuramazlar. Sonuç: Bu bekçilerden biri hayatını kaybetmiş, diğeri işe gördügü uzun tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamamıştır...

img156/5489/16274ps9.gif

Yer: Karabük

Siz demir çelik haddehanesinde çalışan bir işçinin, sigarasını yakmak için 600 tonluk preslerin arasından emekleyerek geçtiğini ve 2.450 santigrad derecedeki fırına ulaşmaya çalışırken son sigarasını yaktığını duydunuzmu?..

img156/4404/17132zf4.gif

Yer: Giresun

Siz hıç birisinin, dış ağrısından kurtulmak için çenesine kurşun sıktığını ve beynini dağıttığını duydunuz mu?..

 

img147/6810/001lo6.gif 

Yer: İstanbul,

 Sultanbeyli Yuttuğu sineği öldürmek için ağzına Shelltox sıkip, zehirlenerek kendisi de ölen zamane uyanığını...

img156/5079/0017km7.gif

Yer: Erzurum

Birçok ülkede insanlar berbere gidip traş olurlar, ama hiçbir berber, masaj amacıyla müşterisinin kafasını sağa sola çevirirken boynunu kırmaz...

img156/7076/eeerb5.gif

Yer: Bozcaada

Bankamatikten para çekerken başka bir ülkede elektrik çaprmasından ölmezsiniz. Türkiye'de ölürsünüz...

img156/705/0022pk2.gif

Yer: Adapazarı

 Siz hiç arabası ile yolda giderken radyoda duyduğu göbek havasıyla coşup, göbek atmak için aracını kenara çeken ve otoyolda göbek atarken arkadan gelen aracın altında kalıp ölen duydunuz mu? Söz konusu olay TEM otoyolu Sapanca mevkiinde cereyan etmiştir...

img143/299/27qw3.gif

Yer: Konya

Aynı işyerinde, biri gündüz biri gece vardıyasında çalışan ve ikisi de işine motasiklet ile giden baba-oğulun, yolda karşılaşmaları normaldir, ama birbirlerine selam vermek içın ellerini sallarken, kaza yapıp ölmesi sadece bizde vaka-i adıyedendir...

 

img147/9099/12xx0.gif 

Yer: Kocaeli,

Dilovası Hangi ülkede bir gemi mühendisı, kontrol etmek için gemi kazanına girdiğinde, biri başkası gelip kazan kapısını kapatır ve kazanı ateşleyip... Güven iyidir ama kontrol daha iyidir (ALMAN ATASÖZÜ) Güven iyidir ama kontrol gerekmez (TÜRK MANTALİTESİ)

img143/9534/41gp1.gif

Yer: Rize

Hangi ülkede; elektrik direğine yaşlanıp, ayakkabısına giren taşı çıkarmak için ayakkabısını silkeleyen birisi, yoldan geçen bir başkası tarafından (cereyana kapıldığı zannedilerek, kurtarmak amacıyla temas etmeden) kürekle vurularak kurtarılmaya çalışılır?..

img143/4835/007ka3.gif

Yer: Trabzon

Siz hiç başka bir ülkede, bir insanın, tuttuğu futbol takımının maçı, ya da siyasi partinin şeçimi kazanıp kazanmayacağı hakkında bir "uzvu" üzerine iddiaya girdiğini, "eğer kazanamazsak, ben de bunu keserim" dediğini, iddiayı kaybedince Beşmele ile abdest alıp, iki rekat namaz kıldıktan sonra "onu" kestiği ve kan kaybından öldügünü duydunuzmu?.. yav böyle bişey olabilirmi....

img145/6408/3nj6.gif

Yer: Afyon

Siz hıç kahvehanede Okey oynanırken, İnsanların ve okey masasının üzerine inek düstügünü, duydunuz mu? Toprak damlardan oluşan tipik anadolu mimarisi, sineklenen ve paniğe kapılarak nereye bastığını bilemeyen Sarıkız'ın ağırlığına dayanamamıştır..

img156/991/x1padjo0uco2h1ugbd2wbmzp962ntxtp78maueoogjf3dxac5xpn0jd3.gif 'Farklı milletlerin kadına bakış açısı' konulu bir toplantı. Soru: Bir kadının elini niye öpersin? Fransız, "Saygımdan öperim" der. Alman'ın cevabı şöyle olur: "Kadınlar kutsal varlıklardır, o yüzden öperim." Sıra Türkiye'yi temsil eden Temel'e gelir. Soru aynı: Bir kadının elini niye öpersin? Biraz düşünen Temel cevap verir: "Valla bir yerden başlamak lazım." :-)))))

 

7月25日

25 07 2006

 



Ben seni hiç sevmedimki
Yorgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim
Bir çiçeğe gülmeni, Bir güle benzemeni sevdim

Birde yıldızlarısevdim

Eylül akşamlarında gelip,

Gözlerinde durdular

Ben seni hiç sevmedimki

Beni yola koyduğunda ayrılmayı sevdim

Kurşunları sevdim beni vurduğunda

Ağlamayı sevdim unuttuğunda,

Yanlız olduğumu anladığımda

Ayakta kalmamı sevdim

Yıkılmamı sevdim seni hatırladığımda

Ekmeği sever gibi sevdim sensizliği

Su gibi özledim Temmuz güneşinde seni

İlkinde yağmur gibi

Geceleyin yağan yağan yağmur gibi sevdim seni

Ben seni hiç sevmedimki

Kuşlara şarkıları öğretmeni sevdim

Menekşeyle konuşmanı

Nisan'ı hatırlamanı

Baharın bir adınında yanlızlık olmadığını

Düştüğün zaman kanayan yaralarını

Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman

Sakız satan çocukları

Yeni çıkan şarkıları

Her kapbettiğinde kazanan yanlarını sevdim

Oenize düşmüş gül gibi düştüm ateşe

Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte

Ben seni hiç sevmedimki

Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine

Bir gece bir şiir gibi  kibrit alevinde

Alemin ortasında, kimsesizliğin sesinde

Buhusunda sabahın, acımasızlığında ahın

Ağlayan yüzünde İsa'nın

Ferahlatan gücüyle duanın

Korkutan yanıyla nar'ın

 İncenin, zeytinin ve kalbin üstüne

Gülün üstüne

Tutunduğum umudun üstüne

Korkunun üstüne

Hep senin üstüne, hep senin üstüne

Ben seni hiç sevmedimki

Gittiğin zaman gitmeni sevdim

Evreni sevdim geldiniz zaman

Kalmanı sevdim

korkuyordum sana alışmaktan

Yine de sevdim gülümsemeyi

Mendilimi sallanken, seni götüren trenin arkasından

Kırlara ilk kar düştüğü zaman

Ölümün ne güzel olduğunu sevdim

Seni içimde öldürdüğüm zaman

Ben seni hiç sevmedim ki

Durgun akşamlarda söylenen şarkı neyse

Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim

Birde yıldızları sevdim

Eylül akşamlarında gelip

Gözlerinde tutulan

Düştüğün zaman kanayan yaralarını

Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman

Sakız satan çocukları

Yeni çıkan şarkıları

Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim

Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe

Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte

BEN SEVDİMMİ ADAM GİBİ SEVERİM

img113/6161/gzya3aioh2.gif

İbrahim Sadri

 

 

 

 

 

 

 

25 07 2006

img45/4562/flowers191km3.gif

Geri Verilen Peki alınız sizin Daha istemiyorum

Bu el bu ayak Bu duyu bu düşünce Sizin Daha istemiyorum

Dallarda göklerde sularda Açılarım bir denklemle uykusuz

Belki anlarlar beni Sevindirirler umdururlar ama Sizin Daha istemiyorum

Ta çocukluğumdan beri Yanım sıra yürüyen

Sevince acıkınca Konuşunca yazınca duyduğum şey

Sizin Daha istemiyorum Gece koyu karanlıklar büyür

Alır tasalarımı yollarda Alır güzelliğimi dağlardan

Peki sizin bu doldurduğum boşluk Sizin daha istemiyorum

Hepsi taş toprak orman deniz Işıksızlığını yaşadığım varlık

Yokluğunda ağrıdığım ölüler

Hepsi hepsi Sizin Daha istemiyorum

 

img45/1690/kapakai7.jpg 

Bu eller miydi masallar arasından

Rüyalara uzattığım bu eller miydi.

Arzu dolu, yaşamak dolu,

Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan.

Topraktan evler yapan bu eller miydi

Ki şimdi değmekte toprak olan evlere.

El işi vazifelerin önünde Tırnaklarını yiyerek düşünmek ne iyiydi.

Kaybolmuş o çizgilerden Falcının saadet dedikleri.

O köylü çakısının kestiği yer Söğüt dallarından düdük yaparken...

Bu eller miydi kesen mavi serçeyi Birkaç damla kan ki zafer ve kahramanlık.

Yorganın altına saklanarak Bu eller miydi sevmeyen geceyi.

Ayrılmış sevgili oyuncaklardan Kırmış küçücük şişelerini.

Ve her şeyden ve her şeyden sonra Bu eller miydi Allaha açılan !;

 

img45/2882/x17rrjj6.gif

 

 

 

 

25 07 2006

Yoğurulurken çamurum, sence de belliydi özüm,

Ne günah işleyeceksem, biliyordun onu tüm.

 Yargın olmazsa eğer, işleyemez kimse suç ;

 Neden öyleyse kıyamette yakarsın a gözüm

 img153/8424/c45image036pp3.jpg

Bir bilim kalmadı evrende, benim bilmediğim.

 Sana değgin nice bin sırrı çözüp silkeledim.

 Yaşadım yetmişi aşkın yılı, en sonra gelip,

Daha hiç birşeyi öğrenmemişim;

öğrendim Bıktım bu gönülden, bıktım usandım.

Feryat ederim, candan yaralandım, Ben olmamışım, yahut da varım, bir !

 Bilmem ki neden dünyaya atıldım?

 img153/6215/sayi11kapaktu3.jpg

 Bir rahat yer bulabilseydik a dostlar, ne olur?

Başka bir yön tutabilseydi bu yollar, ne olur?

Ne olur, toprağın altından asırlar sonra Yeniden bitse idik,

 ot gibi tekrar ne olur?

 img153/9332/elaleup5.gif

 Dünyada ne var, kendine dert eyleyecek

Bir gün gelecek ki can bedenden gidecek

Zümrüt çayır üstünde, sefa sür iki gün ...

Zira senin üstünde de otlar bitecek .

img119/2075/1000004autsmallxi8.jpg 

Dal goncayı bir sabah açılmış buldu ,

 Gül melteme bir masal deyip savruldu

 Dünyada vefasızlığa bak;

 on günde Bir gül yetişip, açıp, solup kayboldu

img153/1425/c45image046sz6.jpg 

Geçmiş günü beyhude yere yad etme

Bir gelmemiş an için de feryat etme

Geçmiş gelecek masal bunlar hep

Eğlenmene bak ömrünü berbat etme

img153/5310/tsmainjo5.gif

Neyi tutsam para etmez ; ayılmaz değilim ki!

Yaşamın en sonu hiçtir ; yıkılmaz değilim ki!

 Bin pırıltıyla tutuşsam da, yansam da sönüş var ;

Say, kadehtim Cem elinde ;kırılmaz değilim ki!

 

 img153/4413/xmas02vz6.gif

 

7月24日

24 07 2006

img129/6130/2269wkv8.gifimg129/6130/2269wkv8.gifimg129/6130/2269wkv8.gif

Gri günlerin ardında yağmur olmalı...

 Yağmalı dolu dolu...

Ve güneşi getirmeli avucuna Usulca bırakmalı...

Güneşin ardında sıcak olmalı Yakmalı kavurmalı...

Ve sevdayı getirip yüreğine Sımsıkı bağlamalı...

Sevdanın ardında tutku olmalı Denizler kadar derin...

 Dalmalı mavi hülyalara...

 Avuçlarında yarin eli olmalı ..

img291/5121/1138142443jv8.gif

Seni tanımak, seni solumak Gözlerinde kaybolup zihninde var'olmak. Harika...

Seni tanımak, seni kaybetmek, Sen isterken, reddetmek

 Şimdi yanında olamamak Berbat...

 "Keşke"siz bir dünyada "Keşke"siz düşüncelerde Mutlu ve doymuş olabilseydik.

 Sonsuzluğa birlikte yürüyebilseydik. Gülen genç yüzlerimiz Birlikte kırışsaydı, Pırıl pırıl saçlarımız, birlikte ağarsaydı Tasalarımız, gözyaşlarımız Birbirinde eriyip Umutlarımız, kahkahalarımız Birbirinde coşsaydı....

Koca bir ömrü mutlulukla paylaşıp O son, bilinen yolu elele yürüseydik. KEŞKE !!!

img459/7813/as01184701008chna3.gifimg459/7813/as01184701008chna3.gifimg459/7813/as01184701008chna3.gif

SEN - BEN - BİZ

 Üç, boş Sayfa koydum masaya

 Bir de kalem aldım elime

Bir sayfa Benim, Bir sayfa Senin, Son sayfa da Bizimdi.

Beni bir satırda anlattım,

Seni bir sayfada, Bizim sayfamız boş kaldı.

 Kalemden kıskandım Kağıttan kıskandım Bizi kendime sakladım.

O boş sayfanın yerine Bize ait her şeyi Kalbime yazdım.

img127/5984/25114dcyj5.gif

 

7月21日

21 07 2006

FADİME PROFÖSÖR OLACAKMIŞ !!

Temelin karısı köyündeki doktorla işi pişirmiş. Bu durum herkesin diline dusmus ama kimse Temel'e soyleyemiyor. 

 Herkes nasil anlatacagiz bu isi derken Dursun atlamis; - Merak etmeyin usaklar ben soylerum. Aksam olmus  Temel kahveye gelmis, Dursun soyle bi gerinip koseden yuksek sesle temele  dogru bagirarak; 

Ha Temel usagum, senin Fadime ne zaman profosor  olayir da?

Temel, Ula Tursun sasirdin mu, benim kari daha okumayi bile sokemedu profosor olmak nerden ciktu..

Ne pileyumm koyde herkes fadime yuksek lisansini  yapti, doktora veriyor diyorda ondan sormusumdur..

img150/2091/134vb7.gif

POLİS

 Sürücü dikiz aynasında kendisini izleyen polisi görünce kaçabileceğini düşünüp basmış gaza. Ancak polisi atlatamayacağını anlayınca, pes edip çekmiş kenara.

Polis arabasından inmiş. Bezgin, kızgın ve de küskün bir sesle:

 "Bana bak, çok yorgunum, üstelik keyfim de kaçık. Mantıklı bir özür söyle yoksa yaktım çıranı!"

Kısa bir ara ve sürücü:

 "Karım geçen ay bir polisle kaçtı. Aynada sizin aracınızı görünce kaçtığı polis, onu bana geri getiriyor sandım...

 

img391/2504/40wi8.gif 

 

7月10日

10 07 2006

Dostlar;
Size bugün bir öykü anlatmak istiyorum..
 
Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında 3 yaşındaki oğlunun çekiçle kamyonun kaportasını mahvettiğini görünce çok kızgın bir şekilde oğlunun eilen çekicle vurmaya başlamış.
Biraz sakinleşince oğlunu hastaneye getirmiş,doktor oğlanın kırılan kemiklerini kurtarmaya çalışmışsada elinden bir şey gelmemiş ve çocuğun parmaklarını kesmek zorunda kalmış.
Oğlan ameliyattan çıkıp gözlerini açtığında bandajlı ellerini farketmiş ve gayet MASUM bir ifadeyle, "Babacığım, kamyonuna zarar verdiğim için çok üzgünüm" der.
Ve sonra babasına şu soruyu sormuş . "Parmaklarım ne zaman yeniden çıkacak "? 
Babası eve dönmüş ve hayatına son vermiş.
Biri masaya süt döktüğünde yada bir bebeğin ağladığını işittiğinizde bu öyküyü hatırlayın.
 Çok sevdiğiniz birine karşı sabrınızı yitirdiğini anladığınızda, ÖNCE BİRAZ DÜŞÜN ,
Kamyonlar onarılabilir
Ama kıralan kemikler ve
incenen duygular
hiç bir zaman onarılmaz
Genellikle kişille performansı arasındaki farkı göremeyiz
İnsan hata yapar
hepimiz hata yaparız
Fakat öfkeyle düşünmeden yapılan şeyler insanı sonsuza kadar rahatsız eder
Harekete geçmeden önce durun ve düşünün
Sabırlı olun, anlayış gösterin ve SEVİN ...
 
7月8日

HER ZAMAN AKLIMDALAR..


       
  • Senin ne anlattığınız değil,Karşıdakinin ne anladığı önemlidir.   
  • İman etmedikçe cennete giremezsiniz,
    -Birbirinizi sevmedikçede iman etmiş sayılmazsınız    
       
  • İnandığnız gibi yaşayamazsınız
    - Yaşadığnız gibi inanırsınız
    ...
       
  • -Önyargıları kırmak
    -Atom çekirdeğini parçalamaktan daha zordur
    .
           
  • Sevgide cömert ama sevdiklerimizi
    -Kırmada Cimri olalım.
       
  • Her zaman doğruyu söyle
    - Ne dediğini hatırlamak zorunda kalmazsın
           
  • Her şeyin yenisi , Dostun eskisi makbuldur
  • En yükseğe erişmek için en alttan başlayın.
  • Mal cimri, silah korkak, Kararda zayıf kişilerde olursa işler bozulur.
  • En büyük sanatkarlı, Hareketleriyle sözleri akord edebilmektir.
  • Ne aradığını bilmeyen, Aradığını bulamaz.
  • Sucu bağışlayan asildir, Ama ondan özür dileyen daha asildir.
  • Eğri ağaçsız orman olmaz.
  • Boş zaman yoktur, boşa gecen zaman  vardır .
  • İnsanlar Genellikle başkalarına sürmek istediği çamura bulanır.
  • Hayat kendini bilmektir, sen kendini bilmiyorsan yaşamıyorsun demektir.
  • Körler görmesede yıldızlar hep vardır.
  • Böcek olmayı kabul edenler, ezilince şikayet etmeye hakları yoktur.
  • Düşmeden düşseydin, Düşünce düşünmezdin.
  • Nokta kadar menfaat için, virgül kadar eğilme..
  • İnsan beyninin bir arada yaşamadığı iki olgu vardır, biri stres diğeri ise mizah. hangisini yok etmek istiyorsan diğerine yönel.
  • Çocuklarınızı kuzu gibi sevmeyinki, büyüyünce koyun gibi güdülmesinler.
  • Sakladığın sır senin esirindir, açığa vurursan sen onun esiri olursun.
  • Sakın kendini eşkiyalarla (günahkarla) mukayese etme, kendini evliya sanırsın.
  • Herkes aya benzer, çünkü herkesin herkesin kimseye göstermediği bir karanlık yüzü vardır.
  • Sabır, tökezlemeyen binek, kanaat ise bükülmeyen kılıçtır.
  •  

 

    

6月28日

DOĞU KARADENİZİ GEZMEDEN ÖNCE BURDA GÖRÜN. Resimleri tıklayarak büyütebilirsiniz

bu biz scroolbarı göremeyiz (yazmak istedikleriniz burada olacak. Html modundan çıkarak yazmanıza devam edebilirsiniz)
6月21日

GİT HADİ GİTT


 

Git hadi git....

son bir kez yanima gel...

nasil gideceksin, insafa gel...

gözümde yaslar var, silmeye kiyamadim,

akan yaslar senden kaldi canim...

 

herseyimsin derdin, simdi ne oldun..

demek baskasini yerime koydun.

söyle onla gülüm, simdi mutlumusun.

hadi git, sana lanet olsun...

 

 git hadi git....istemiyorsan

git hadi git...hic sevmiyorsan

yarali gönlüme, perisan halime

umutsuz kederle hergün bir iskence...

 

bana sen uzaksin...

bana sen yasaksin...

bir baskasiyla yasarsin...

bu kalp nasil dayansin....

sen coktan kararlisin..

gideceksen simdi durma GIT

 

BILMIYORDUM.....bilmiyordum...

beni birgün terk edecegini....

bilmiyordum bu yüregime cekilmez acilar verecegini...

peki giderken acizikta olsa  düsündünmü...

bu bensiz ne yapar diye....

bu bensiz nasil yasar diye....ama YOK....

acimadan vurdun SEN....

varmi beni biranda terk edip GITMEK...

varmi bana böyle acilar vermek....

varmi be.. seven bu cani ezip gecmek...

peki bu kalp nasil dayansin....

bu can sensiz nasil yasasin...

yasamakmi...gülmekmi...salla yasarim..salla gülerim...

 

GIT HADI GIT........

 

 

ERKEKLERİN MELEK OLDUĞUNUN KANITI .))

 

 

Bir gün ormancının biri nehrin üzerine sarkan ağacın dallarını kesmeye karar vermişken baltası nehre düşer,

 _ Eyvah diye bağırır. _

 Bir peri belirir ve "niye bağırıyorsun" der.

Ormancı, baltam nehre düştü ona çok ihtayacım var der.

 Peri suya dalar ve elinde bir altın balta ile dışarı çıkar ve sorar " bu baltamı senindi". _ Ormancı cevap verir " Hayır "

 Peri tekrar nehre dalar ve bu sefer gümüş bir balta ile dışarı çıkar ve " bu baltamı senindi " Ormancı yine cevap verir " hayır "

 Peri tekrar suya dalar ve bu sefer demir bir balta ile dışarı çıkar ve Ormancıya sorar " bu baltamı senin " ?

Ormancı "evet" der.

 Peri, ormancının dürüstlüğünü çok beğenir ve üç baltayıda ona verir.

Ormancı büyük bir neşe içinde evine döner.

Bir zaman sonra ormancı eşi ile nehrin kenarında yine ağaçların dalların keserken birden karısı nehre düşmesin mi " _ Ormancı "eyvah" diye bağırır.

 Peri yine ortaya çıkar ve ormancıya " ne var ne oldu " der ?

Ormancı "karım nehre düştü " deyince, peri birden nehre dalar, Jennifer Lopez ile birlikte çıkar ve ormancıya sorar " Bu mu senin karın " ? der.

 Ormancı "evet" deyince, peri fena halde sinirlerin ve ormancıya " niye yalan konuşuyorsun gerçek bu değil " der.

 Ormancı "Özer dilerim sayın peri, ortada yanlış bir anlama var eğer Jennifer Lopez için hayır deseydim bu sefer Catherina Zeta-Jones ile geri dönecektin ve onada hayır deseydim karımla dönecek ve her üçünüde bana verecektin. Ben fakir bir adamım ve üç karımın sorumluluğunu taşıyabilecek bir durumda değilim. Jennifer Lopez'e evet dememin sebebi budur

" BU HİKAYEDEN ALINACAK DERS; NE ZAMAN BİR ERKEK YALAN SÖYLÜYORSA BUNUN İYİ VE SAYGIN BİR NEDENİ VARDIR ! VE BU BAŞKALARININ YARARI İÇİNDİR. KENDİLERİ İÇİN BİR ŞEY İSTİYORLARSA EKMEK ÇARPSIN .))

img95/781/gzyaioi7.gif

 

 

6月18日

ÜÇ SORU ÜÇ CEVAP !!


       
  • Genç bir delikanlı yıllarca yurt dışında okuduktan sonra ATEİST olarak memleketine döner.Kafasında üç soru vardır.
  • Hiç kimse bu sorulara cevap veremediğinden gayet sıkıntılıdır. 
  • Ebebeyinleri oğullarına yardım etmek amacıyla köyün imamına götürürler.
  • Hıoca ile delikanlı arasında geçen dialog aynen şöyledir.
  • Delikanlı ; Kemsin sen ? Sorularıma cevap verebilecekmisin ?
  • Hoca; Allah'ın bir kuluyum ve Allah'ın izniyle sorularına cevap verebileceğimi zannediyorim.
  • Delikanlı; Eminmisin proföserler bile cevap veremedi bana ?
  • Hoca; Allah'ın izniyle cevap verebilirim.
  • Delikanlı; 3 sorum var.
  • 1 - Allah yaşıyormu ? öyle ise şeklini bana göster.
  • 2 - Takdir (kader ) nedir ?
  • 3 - Eğer şeytan yaratıldıysa neden cehenmene gönderiliyor ? Cehennemde ateş dolu değilmi ? Ateş ateş'i nasıl yaksın ? Tanrı bunu düşünme dimi ?
  • Bu arada, aniden bizim hocamız delikanlının başında bir saksı kırar.
  • Delikanlı; Canı yanır ve sorar. Neden sinirleniyorsun ki ?
  • Hoca; Sinirlenmedim, bu senin üç soruna bir cevabımdır der .
  • Delikanlı; Hiç birşey anlamadım ?
  • Hoca; Nasıl hissettin kendini saksıyı başında kırınca ?
  • Delikanlı ; Tabi ki , fena bir acı hissettim.
  • Hoca; Yani, acının varlığına inanıyormusun ;
  • Delikanlı; Evet
  • Hoca; Bana bu acının şeklini göster o zaman .
  • Delikanlı ; Gösteremem.
  • Hoca; Bu benim ilk cevabım. Herkes Allah'ın varlığını hisseder ama Allah'ı göremez.
  • Hoca; Dön gece benim başında saksı kırdığını gördünmü ?
  • Delikanı: Hayır
  • Hoca; Bugün böyle bir şey ile karşılaşacağını hiç düşündün mü ? Aklından geçti mi ?
  • Delikanlı ; Hayır
  • Hoca; İşte bu takdir dir (Kader )
  • Hoca; Biz neyle yaratıldık. Topraktan yaratılmış değilmiyiz ?
  • Delikanlı : Evet böyle denir.
  • Hoca; E o zaman ? Saksı da topraktan yapılmadı mı ? Allah isterse ateşten yaratılan şeytanı ateşin içinde cezalandıramaz mı ?

 

    

6月9日

YORUM YOK :))

 

 

 

 

BİR KUŞ SOĞUK BİR KIŞ GÜNÜNDE YİYECEK BULABİLMEK

İÇİN KANAT ÇIRPARKEN DAYANAMAMIŞ KAR'IN ÜSTÜNE

DÜŞMÜŞ.

kUŞ ÇARESİZ, SOĞUK KAR'IN ALTINDA ÖLÜMÜ BEKLERKEN ORDAN GEÇEN BİR İNEK KUŞUN ÜSTÜNE SIÇMIŞ.

KUŞ ÖYLE BİR SİNİRLENMİŞKİ , KANATLARI DONMAMIŞ OLSA, KALKIP İNEĞİ DÖVECEK.

BİRDE BAKMIŞKİ BOKUN SIÇAKLIĞI İLE KANATLARI ÇÖZÜLMÜŞ, YAŞAMA GERİ DÖNMÜŞ.

ÖYLE BİR SEVİNÇLE ÖTÜYORMUŞKİ, ORDAN GEÇEN BİR KEDİ DE BUNUN SESİNİ DUYMUŞ VE BOKU EŞELEYİP KUŞU ÇIKARTMIŞ.

KUŞ BUNA ÇOK SEVİNMİŞ, TAM KEDİYE TEŞEKKÜR EDECEKMİŞKİ, KEDİ ONU YEMİŞ..

ŞİMDİ ;

1 - HER ÜSTÜNE SIÇANI DÜŞMAN SANMA

2 - SENİ HER BOKTAN ÇIKARANI DOST SANMA

3 - EN ÖNEMLİSİ .. BOKUN İÇİNDE MUTLUYSAN SESİNİ ÇIKARMA ...

 

 

 

 

 

 

 

ENJOY
6月5日

LAZLAR DÜRÜSTTÜR !!

Alman turiste karadenizde tecavüz etmişler. Turist karakola gidip tecavüzcünün eşkalini çat pat tarif etmiş. Bunun üzerine polisler tarife uyan lazları toplamaya başlamış. Polis tarafından götürülen lazlar sormuşlar, Bizi niye getiriyorsunuz ? Polis, tecavüz olmuş yüzleştirme yapacağız . Topladıklarını duvarin dibine dizmiş polis, Bir süre sonra yanında polislerle Alman turist içeriye girmiş ve lazlara bakmaya başlamış, Tam bu sırada oturan lazlardan biri hemen ayağa kalkarak kadını işaret etmiş ve bağırmış, - Komiserim işte bu kadindı. !!!
.
6月1日

HOSGELDIN BEBEK


Image Hosted by ImageShack.us

  Henüz öğrenmedin Dilimizi..

Henüz sınırlanmadı sözcüklerimizle

Bildiklerin..

Henüz kavramlara

Henüz sınırlara takılmadın

Oltaya da gelmezsin pek

Deniz, deniz gezen bir kaptan gibi

Çıktın eski karamıza

Yılmazca anlatacak

Methedecek ve "öğreteceğiz"

Onu sana

Soluğumuz kesilene kadar

Biz bu karada Herşeyi bilir

Durmadan öğretiriz

Birimiz öbürüne

Düşkünlüğümüzü hoş gör,

Bizi (ne olursun hep) dinle..

Başarırsan bunu,

Soluksuz kaldığımız anlarda

Bilgeliğimizin yorgun düştüğü anlarda..

Öğretirsin o zaman

Esen rüzgar gibi

Akan su gibi

Ya da bellettiğimiz sözcüklerimizle

Ya da susarak bize

Doğarken unuttuklarımızdan bir demet

Unutmadığın çok şey arasından..

KADINLAR

  

     
 

KADINLAR

Öpersiniz BEYFENDİ değilsiniz,

Öpmezseniz ADAM değilsiniz.

İltifat edersiniz YALAN der,

Etmezseniz BIRAKIP gider.

Her isteğine evet derseniz KARAKTERSİZ olursunuz,

karşı çıkarsanız ANLAYIŞSIZ .

Çok yanınagiderseniz SIKILDIM der,

Az giderseniz KÜSER.

İyi giyinerseniz ÇAPKINSIN der

Dikkat etmezseniz ZEVKSİZLİKLE suçlar,

Kısknırsanır huyun KÖTÜ der.

Kızmanmazsanız SEVMİYORSUN der,

Siz bir kaç dakika geç kalınca KIYAMET kopar,

Kendisi bir saat gecikirse BUNDA NE VAR der.

Arkadaşınızla buluşursanız adi İHMAL olur.

O buluşursa "Bizim Kızlar" olur.

Siz başka kadına bakacak olursanız gözleriniz OYULUR,

Başka bir adam ona baktığında adı HAYRANLIK OLUR.

Konuştuğu anda DİNLEMENİZİ  ister,

Dinlediğinizde NEDEN KONUŞMUYORSUN der.

Kısacası ;

SADE AMA KARIŞIK

ZAYIF GİBİ AMA GÜÇLÜ

AKIL KARIŞTIRAN AMA HAYRANLIK UYANDIRAN

İNSANI ÇILDIRTAN AMA MÜKEMMEL !!!

 

 
     
5月20日

FIKRALARIN DEVAMI...

  ( X ) İŞARETLİLER +16

101 ) TEMEL / KÜVET (*) Temel ile fadime aşk ve meşk yapmaya başlamışlar. Belli bir süre sonra temel kalkmış banyoya girmiş. Fadime belli bir süre beklemiş temel banyodan çıkmıyor. Banyonun kapısını açmış bakmışki temel küvetin içimde oturuyor ve kendi kendine konuşuyor. “ A..... koyduğumun Arşimenti Hani suyun kaldırma kuvveti vardı.

( 102 ) TEMEL / RESSAM (*) Öğretmen derste resim ödevi vermiş. Bütün öğrenciler ödevlerini yaparken Küçük Temel bir ara öğretmene bakmış. Öğretmen temel’in kendisini çağırdığını zannederek yanına gitmiş. Kağıdının üzerinde bir sinek görmüş ve eliyle sineği kovmaya çalışmış. Fakat birde ne görsün sinek dediği şey resim değilmiymiş. Bu ne kadar büüyük bir kabiliyet diyerek çocuğu yanına alarak “hemen ailenin yanına gitmeliyiz, sana özel okullarda okutmalayız, sende büyük bir kabiliyet var “ diyerek temelin evine gitmişler. Eve girince Temelin babasının yatakta yatarak acı içinde olduğunu görmüş. Öğretmen babasına’ “bu sizin oğlunuz varya “ demeye kalmadan babası “uy onun babasına..... “ diye küfretmiş. Öğretmen “ama beyefendi oğlunuz çok kabiliyetli” demeye kalmadan babası “uyy onun kabiliyetine ...” diye küfretmiş. Sonunda öğretmen dayanamamış ve “niye devamlı çocuğa küfrediyorsun” demiş. Babası “dün akşam eve geldiğimde biraz çakırkeyiftim, bu oğlan yanan sobanın üzerine çıplak kadın resmi yapmazmı ......”

( 103 ) TEMEL / SERİN (*) Fadime Pazar dönüşü Temel’i pencerenin önünde pantolonunu indirmiş vaziyette görmüş ve sormuş -“Ne yapıyorsun böyle”. Temel ; -“dün hava biraz soğuktu pencerenin önünde oturdum boynum tutuldu kazık gibi oldu, ha diyordum bugün hava serin belki.... “

( 104 ) TEMEL / SİTİL (*) Temel evlendikten sonra Almanyaya babasının yanına gitmiş. Hoş beş ve akşam yemeğinden sonra herkes yatmış. Babası Temel’in odasında acaip sesler duyunca sabahleyin oğluna sormuş neydi o gürültüler diye. Temel; “ baba biz fadimeyle yeni bir stil deniyorduk” demiş. Babası merakla sorunca Temel; “Fadime gardrobun üstüne çıkıyor, ben yatağa arka üstü yatıyorum, fadimede gardrobu üstünden benim üstüme atlıyor “ demiş. Babası “hımm” demiş. Temel memlekete döndükten belli bir müddet sonra babasından bir telgraf almış. Telgraf aynen şöyle. * Anan öldü Stop * S.... kırıldı Stop * Sitilini S....... Stop.

( 105 ) TEMEL / TRAFİK POLİSİ Temel bir gün trafik polisine yakalanıyor. Polis çok hızlı gittiğini söyleyince temel, yahu herkes hız yapıyorda niye sadece beni tutuyorsun. Polis, bak sen hiç balık avladınmı demiş. Temel , evet avladım ne olmuş ki demiş. Polis, denizde o kadar balık var ama oltayı attınmı sadece bir tanesini tutarsın.

( 106 ) KARININ KULLANMADIĞI ŞEY ? (*) Kadın eve geldiğinde kocasını yatakta bir kadınla yakalamış, tam açmış ağzını bağıracakken kocası bir dakika hanım izah edeyim demiş. Bu kız yolda yerde yatıyordu eve getirdim. Karnı açtı senin beğenmeyip buzdolabında duran rosta yı pişirip ona yedirdim. Ayakkabıları yıpranmıştı rengini beğenmeyip giymediğin ayakkabıları ona verdim, pantolonu yırtılmıştı , senin basenlerin genişlediği için giymediğin pantolonu ona verdim, tam gitmek üzereydi ki kız bana, karının bu evde kullanmadığı başka ne var dedi ve işte yataktaydık.........

(107) SKORBORD (*) Temel Dursunun evine misafirliğe gitmiş akşam yemek ve muhabbetten sonra dursun uyumaya başlamış. Dursunun karısı temele göz koymuş ve temele gel sevişelim demiş. Temel, olmaz sen benim arkadaşımın hanımısın ve dursun da burda yanımızda demiş. Kadın, sen korkma hor hor çekiyor artık kolay kolay uyanmaz demiş. Temel inde kadında gözü varmış. Her ihtimale karşı dursun un gögsünden bir kıl koparmış bakmışki dursun hor hor uyuyor ve karısıyla işi pişirmişler. Biraz sonra tekrar kadın isteyince temel yine dursunun gögsünden bir kıl koparmış bakmış ki dursun yine uyuyor ve tekrar işi pişirmişler. Sabaha kadar bu böyle 5 – 6 defa devam etmiş. Sabah ışıdığında kadın yine isteyince temel yine dursun un gögsünden kıl koparmış tı ki, dursun gözünü açmış ve ula temel sabaha kadar karımı s..... bir şey demedim ama beni skorbord olarak kullanmak çok ağrıma gidiyor....

( 108 ) KANDIRDIM GEMİ GELMİYOR (*) Temel gemi kazasından tek başına kurtulmuş ve bir adaya sığınmış. Tek başına adada olmasına rağmen adada istediği her şey varmış. Her türlü yiyecek ve doğa harikaymış. Yıllardır burada yaşamış. Canı sıkılınca kendi kendine fantaziler kurup kendini tatmin etmeye başlamış. Belli bir süre sonra bu işten sıkılmış ve sertleşme meye başlamış. Bir gün oturmuş dururuken birden, heyy bir gemi geçiyor hemen bir ateş yakayım dumanını görsünler, beni kurtarsınlar, gemiye alsınlar, gemide sıcak su ile banyo yaparım, bir güzel karnımı doyururum, sonra bir sarışın bulurum beraber karşılıklı yemek yer ve kamaraya geçeriz ve onu yatağa atarım diye söylenirken birden elini kilotunun içine sokup tutmuş ve kandırdım gemi falan gelmiyor..........

( 109 ) TARTI 50 BİN LİRA Temel kaldırımın üstüne bir tartı aleti koymuş ve levhaya bir tartı 50 bin lira demiş. Bir müşteri gelmiş tartıya çıkmış kilosunu gördükten sonra temele 100 bin lira vermiş. Temel aramış bakmış ki bozuk parası yok, düşünmüş ve hemşerim bozuk luk yok bir daha çık tartıya sayışalım...

( 110 ) SAĞIR NUMARASI Temel ölmüş ve ahırette gitmiş bir sürü insan köprünün üstende dururken zebanı bağırmış, karısını aldatanlar burdan aşağıya kendini atsın. Ordakilerin hepsi kendini aşağıya atmış ama sadece bir tek Temel kalmış atmayan. Zebani bağırmış, heyyy atla aşağıya çabuk sağır numarası yapma....

( 111 ) TARTI ALETİ Kadın temelin bulunduğu eczaneye gitmiş ve tartılmak istemiş. Tartılmadan önce para atıyormuş. İlk tartıda 85 kg gelince, üstündeki mantoyu çıkarmış ve tekrar para atarak tartı aletinin üstüne çıkmış bu sefer 80 kg gelince üstendeki çeketi çıkarmış ve tekrar para atarak tartı aletine çıkmış 75 kg gelince gömleğini çıkarıp tartı aletine para atıp üstüne çıkmaya çalışırken temel hemen atılmış ve bayan paranızı alın bundan sonrası müesseseden.....

( 112 ) YILDIRIM ÇARPTI Savcı morgu denetlerken bir ölünün sırıtır vaziyette olduğunu görünce bu adam niye sırıtıyor diye sormuş. Yetkililer bu adam altılı ganyanda 60 milyar kazandı zavallı sevinçten kalpten gitti demişler. Savcı tekrar gezerken yine bir sırıtan görmüş ve bu niye sırıtıyor peki demiş, yetkililer bu adamda 30 yıl süren bir dava sonunda tam 1 tirilyon kazanmış ama o da sevinçten kalpten gitti demişler. Savcı yine dolaşırken simsiyah bir adam görmüş ve peki bu niye simsiyah demiş. Yetkililer bu bizim temel dir, onu yıldırım çarptı ama o fotoğraf çekiliyor zannetti....

( 113 ) PEYNİR – BALIK Temel büyük bir heyecanla doktora telefon açarak doktor yetiş fadime banyodan çıkarken havlusunu düşürdüğünde poposuna bir fare girdi. Doktor, fazla telaşlanma ben hemen geliyorum ben gelene kadar sen karının poposuna peynir tut demiş. Doktor eve geldiğinde temeli karısının poposuna balık tutarken görünce, be adam ben sene peynir tut demedimmi demiş. Temel, doktor bey ben dediğiniz gibi peyniri tuttum ama fare tam kafasını çıkarmış tıki birden bir kedi fareyi yakalamak için atlamasınmı .........

( 114 ) TEMEL / HAMSİ Temel ile dursun muhabbet ederken Dursun temel e demişti, ula temel oruçlu iken kaç tane hamsi yersin. Temel, 100 tane yerim demiş. Dursun, akıllım 1 tane yedinmi orucun bozulur 99 tanesini yiyemessin. Temel çok mahçup olmuş eve giderken yolda idrisi görmüş aynı şeyi idrise söylemeyi düşünmüş. Ula idris oruçlu iken kaç tane hamsi yersin demiş. İdris 50 tane yerim deyince. Temel, ula idris 100 tane deseydin sana bir şey anlatacaktım......

( 115 ) TEMEL / SARHOŞ Temel hırsızlıktan yakalanıp hakim in karşısına çıkarılmış. Hakim, oğlum niye bu kadının evine girdin. Temel, hakim bey yemin ederim sarhoştum kendi evim zannettim.Hakim, peki oğlum kadını görünce niye kaçtın o zaman. Temel, benim karım zannettim........

( 116 ) TEMEL / İÇKİ Temel ile dursun beraber meyhanede içki içiyorlarmış. Bir ara kafayı bulmuşlar ve Temel Dursun’a ula Dursun 2 kere 2 kaç eder diye sormuş. Dursun 4 diyince Temel çekmiş silahını vurmuş Dursunu. Mahkemeye hakim karşısına çıkarmışlar ve hakim Temel e niye arkadaşını vurdun demiş. Temel, çok şey biliyordu hakim bey demiş......

( 117 ) TEMEL / ŞINAV Temel tatil için otele yerleşmiş, sabah yürüyüşü için sahilde gezerken bir bayanın arka üstü yatarken güneşlendiğini görmüş kocasıda yanında spor olarak şınav çekiyormuş. Temel hem kadına hem adama biraz bakmış ve demişki “ uy kerize bak karı altından kaçmış haberi yok

( 118 ) TEMEL / HAÇ Temel, Hanımı – Annesi ve Kayınvalidesini alarak Hac’a gitmişler. Günlerce ibadet ederek ve haç vazifesini ifa ettikten sonra dönmek üzere iken şükür namazı kılmaya başlamışlar. Namazın sonunda Kayınvalidesi, dua ederken temel kulak kabartmış. Kayınvalidesi, ellerini havaya açarak “ Allahım beni affet, sana sığınıyorum, ben gençliğimde kocamı birkaç defa aldatmıştım” diye dua edince Temel çok şaşırmış. Bu sefer annesinin duasına kulak kabartmış, Annesi; “Allahım ne olur beni affet gençlik yıllarımda bizim herifi birkaç defa aldatmıştım “ diye dua edince Temel daha çok şaşırmış. Bu sefer karısını dinlemeye başlamış. Fadimede; “Allahım ne olur beni affet ben Temel’i 2 kere aldatmıştım” diye dua edince temel şok olmuş ve Ellerini havaya kaldırarak ; “ Allahım ne olur beni affet bu kadar orospuyu huzuruna getirdiğim için” .

( 119 ) TEMEL / YANIK Temel ile Dursun Amerika’ da gezerken birden bir apartmanda yangın çıkmış. Ortalık karışmış, her kes bir şeyler söylerken birden aparmanın bir odasının penceresinden bakan küçük çocuklar görmüşler. Dursun, büyük bir kahramanlık göstererek aparmana koşmuş ve odaya girip çocukları bir bir aşağıya Temel’e doğru atmaya başlamış. Temel ilk çocuğu tutmuş ve kaldırıma koymuş, ikinci çocuğu Dursun atmış Temel tutmuş ve kaldırama koymuş. Dursun 3. çocuk olarak bir zenci çocuğu atmış Temel tutmamış ve çocuk kütttt diye yere çakılmış. Dursun 4. çocuğu atmış Temel tutmuş ve kaldırama koymuş. Dursun 5. çocuğu atmış Temel tutmuş ve kaldırama koymuş. Dursun 6. çocuk olarak yine bir zenci çocuk atmış ve Temel tutmayınca zenci çocuk yere küttt diye çakılmış. Bunun üzerine Temel Dursun’a bağırmış, ulaaa Tursunnn yanmışları atarak vakit kaybetme.

( 120 ) ESSEK Bir gün Temel eseğiyle köyüne dönerken yolda gördüğü elma bahçesindeki elmalardan tatmak ister. Bahçeye girer ve eseğinin üstünde kolayca eristiği elmalarla bir güzel karnini doyurur. Tam ayrılacağı sırada bahçe sahibi ikisini de görür ve yakalar.. Önce bir güzel eseği döver, ardından da Temel'i pataklar. Dayaktan sonra dayanamayan Temel sorar : - Tamam dövdün, anladık ta sana bir şey sormak isteyrum! - Sor bakalım. - Neden önce beni değil de eseği dövdün ? - Seni önce dövseydim eşek kaçardı da ondan !...

( 121 ) SIHIRLI KEMAN Temel bir gün ava gitmeye karar vermiş, sihirli kemanini, tüfeği almış ve ava gitmiş, Av esnasinda bir aslanla göz göze gelmişler. Temel tetiğe basmış tüfek patlamamış. temel kemani çalmış ve aslanı uyutmuş. Eve gelmis ve tekrar ava gitmiş. Aslanla yine göz göze gelmiş.Tetiğe basmış, gene patlamamış, hemen kemani çıkarmış, çalmış ama aslan onu parçalayıp yemiş. Ağaçta iki maymun konuşuyormuş, biri demiş : -"Ben sana demedim mi, bu bizim sağır aslana denk gelirse işi biter

( 122) FIDYE Temel, issizlik ve parasızlıktan bıkkınlık geldiği bir sırada para kazanmak için çocuk kaçırmaya karar verir ve kasabada gözüne kestirdiği bir çocuğu kaçırarak kasaba dışındaki arazide bir ağacın altına götürür. Biraz soluklandiktan sonra çocuğa -"kagidin, kalemin var mi?" Diye sorar. Çocuk: -"Var" der. Temel kağıdı kalemi aldıktan sonra çocuğa babasının adini sorar. Dursun olduğunu öğrenince fidye istemek icin mektup yazar ve "Ula Dursun çocuğun elimdedir. Yarin sabah saat 10'a kadar kasabanın dışında ki büyük ağacın kovuğuna 10.000 dolar getirmezsen çocuğunu ölmüs bil" der. Sonra mektubu çocuğa uzatarak -"Bunu babana götür. Sakin başkasına verme" diye tembihler. Ertesi sabah 10'da ağacın kovuğunu kontrol eder ve bir paket bulur. Actığında içinde 10.000 dolar para ve bir not vardır. -"Ula utanmimusun hemserinin usaguni kacirmaya

( 123 ) TEMEL HASTANEDE Temel hastalanır. Hastaneden randevu alır muayeneye gider. Sırasını beklemeye baslar.Hastalara muayene olur çıkar sıra bir türlü temele gelmez. Aradan zaman geçer sıra temele gelir. Doktor temelden tahlil ister. Doktorlar yemek paydosuna çıkarlar temelde hava almak için dışarı Merdivenlerde oturup ağlayan birini görür ve sorar: "Hayrola hemserim neden ağliyorsun?" Adam: - "Kan testi yaptırmaya gelmistim parmağımı kestiler" der. Ama Temel ondan daha hizli aglamaya baslar adam susar - "Hayırdır, kesilen parmak benim; sen neden ağlıyorsun?" Temel: - "Nasıl ağlamam hemşerum, ben de idrar tahlili yaptırmaya geldim."

( 124 ) KİM TANIYACAK Temelin biri bir gün denize gider,soyunur elbiseleri sahilde bırakır.. Çırılçıplak girer denize epey yüzdükten sonra döner gelir sahile bakar elbiseler yok.Çaresiz bir eli önde bir eli arkada adem gibi eve gider. Yolda yaşli Temellerden birisi görür sorar usagım bu ne hal Temel durumu anlatır, yaşlı Temel ula salak usağım yüzünü kapat onu kim tanıyacak der

( 125 ) BULMACA Temel uçağa binerken merdivende bir bakmış önünde Sharon Stone haltetmiş bir dilber. Muhteşem de bir mini.. Temel içini çekerken bir bakmış, yeri dilberin tam yanı.. Oturmuşlar.. Uçak havalanmış. Dilber çantasına uzanmış. İçinden bir bulmaca dergisi, bir kurşun kalem çıkarmış. Başlamış çapraz bulmacayı çözmeye.. Temel heveslenmiş.. "Şimdi bir yerde takılır, bana sorar, böylece muhabbete başlarız" diye.. Beş dakika geçmeden dilber Temel'e dönmüş, gerçekten.. Kısık, seksi bir sesle sormuş: "Beş harfli bir kelime. Sonu arak.. Başına bir harf koyarsanız kadınların en sevdiği alet olurmuş, biliyor musunuz?" diye.. "Aman Tanrım" demiş Temel, Amerikan filmlerindeki gibi.. "Aman Tanrım.. Bu güzel kadına o kelimeyi nasıl söylerim ben.. Mutlak bir başka kelime olmalı.." Başlamış düşünmeye.. Beş dakika sonra jeton "Dank" diye düşmüş.. Kadına dönmüş: "Tarak olabilir mi, hanımefendi?.. Tarak!.." "Harikasınız" demiş dilber.. "Silginiz var mı acaba

( 126 ) EL ARABASI Amerika'da, evlilik ve seks danışmanları vardır.. İşler iyi gitmemeye başladı mı, boşanmak için avukatlardan önce, bu danışmanlara başvurulur, belki son bir umut için.. Amerikalı Temel ile esi, son zamanlarda seks yaşamlarının eskisi gibi olmadığı fark etmişler.. Kalkmış danışmana gitmişler.. Danışman onları uzun uzun dinlemiş.. "Seks yaşamınıza biraz renk katmanız gerekir" demiş.. "Hep ayni pozisyon, seksi monotonlastırır. Hayalinizi kullanın.. Değişik şekiller deneyin!.." "Nasıl yani" demiş, Temel.. "Mesela" demiş, danışman.. "El arabası pozisyonunu deneyin.." "O nasıl oluyor" demiş, Temel!.. "Basit" demiş, danışman. "Eşin yüzükoyun uzanacak. Sen iki ayağını tutup kaldıracaksın. Esin elleri üzerinde kalkacak.. Bir yandan yürüyeceksiniz.. Bir yandan da... Yani tam el arabası gibi birleşip gideceksiniz.. Anladın mi?.." Eve dönmüşler.. Temel seslenmiş.. "Hadi bakalım.. El arabasına hazır ol!.." "Tamam olurum, ama iki şartla" demiş, karisi.. "Birincisi, acıtırsa hemen bırakacaksın. Ikincisi.. Annemlerin evinin önünden geçmeyeceğiz!.."

( 127 ) HASTANE Temel çok hastalanmış. Hastanede, başında profesörler, doktorlar, asistanlar yığılı. Hoca; - "Dikkat ediniz, bu hasta çok yakında sol tarafından felç geçirmek üzere. Bütün emareler bunu gösteriyor." der. Bunu duyan Temel usulca yorgan altından çükünü sağa çekmiş

( 128 ) TERCİH Temel'in üç tane sevgilisi vardır biri öğretmen biri doktor biri de santralcidir. Fakat öğretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadaşı sorar niye öğretmen de diğerleri değil? Temel de ona döner -Ula der bilmezmisin doktorlar bugün git yarın gel der -santralci de şu an meşgul daha sonra tekrar deneyin der. Ama Öğretmen:-Hadi bir daha tekrarlayalım...

( 129 ) İLK GECE Temel askere gitmiş, komutanı askerleri toplamış. Şimdi herkes sırayla evlendiğinin ilk gecesini anlatsın demiş. İlk üç kişiden sonra sıra temele gelince Temel - Komutanım evlendiğimin yedinci gecesi demiş. Komutanı ilk gece dedik oğlum deyince Temel yine -Komutanım evlendiğimin yedinci gecesi demiş. Komutan bu sefer temeli geçip herkese anlattırdıktan sonra tamam ne oldu ulan yedinci gece diye sormuş. Temel , Komutanım Fadime dediki - Çıkar oni işeyeceğum

( 130 ) 3'LÜ Bir gün Tursun arkadası Temel' e sormuş.. Ula Temel, 3'lü sexten hoslanırmusun? Temel : Evet, en sevdiğim fantazimdur da. Tursun : İyi o zaman, acele eve yetiş..

( 131 ) TREN Temel ile Fadime nişanlılarmış evsizlik sıkıntısı çekiyorlarmış arkadaşlarından falan bir türlü ev bulamamışlar. El ele tarlada yürürken Temel dönmüş ve Fadime'ye yumulmuş o heyecanla yattıkları yerin tren rayı olduğunu görememişler. Başlamışlar sevişmeye... Derken uzaktan tren geliyor. Makinist bir bakıyor rayların üzerinde 2 insan.. sireni çekiyor.. Temelle Fadime tınmıyor, 100 m kala tekrar çekiyor gene kaçmıyor bizimkiler , 50m..30m derken imdat frenini çekiyor makinist... Tabii vagonlar birbirine giriyor çok büyük maddi hasar var... Hemen Fadime ile Temel' i suçüstü mahkemesine çıkarıyorlar... Hakim: -Ya kardeşim treni görmedin mi , sireni duymadın mı ? Temel: -Duyduk hakim bey -Ula niye kaçmadınız o zaman?..... -Valla hakim bey bir baktım ben geliyorum , fadime geliyor , tren geliyor...... Dedim ki "FRENİ OLAN DURSUN.."

( 132 ) UNUTGANLIK 75 yaşındaki Temel 25 yaşındaki Fadime'ye göz koymuş. "Fındık bahçelerim var, hanlarım hamamlarım var, feda olsun, ben bu kızı isterim!" Temel' in rahmetlik hanımından oğulları var, uyarmışlar: - Eh baba, bize göre hava hoş da yaşlı başlı adamsın, kalbin var, tansiyonun var, başına is alma, evleneceğim derken öbür tarafı boylama. - Yok bir şey olmaz. - Ya baba, etme eyleme - Olmaz bir şey dedim, dediğim deduktur! Düğün dernek sonrası, el etek çekilir oğullar da babalarının kapısı önünde bekler. "Simdi kalpten gidecek bu adam" diye söylenirler. Aradan bir saat geçer, odadan çıkan yok. iki saat geçer, odadan çıkan yok! Üç saat sonra kapı açılır, Fadime gerinerek, yüzünde bir gülümseme, odadan çıkar. Oğlanlar hemen sorar: - Babamız nasıl? - İyi, içerde sigara içiyor. - Yaşlı adam, bir problem var mi diye merak ettik. Ne yapıyorsunuz üç Saattir içeride? - Bir şey yok. Babanız biraz bunamış o kadar! - Nasıl yani? - Yapıyor, sonra unutuyor, hadi bir daha!...

(133 ) TEMEL ÜTÜ Temel 2 kulağı yanık vaziyette doktora gitmiş. Doktor hayırdır iki kulağını nasıl yaktın. Temel, ütü yapıyordum telefon çalınca ütüyü yanlışlıkla kulağıma koydum. Doktor şaşırmış peki ikinci kulağını nasıl yaktın diyince Temel, onu da Ambulans çağırırken yaktım.

( 134 ) TEMEL RÜYA Temel Sabah kalktığında telefon ile Dursun ‘ u aramış. Ula Dursun gece seni rüyamda gördüm. Dursun’da hayırdır ne gördün. Temel; Hayırdır bana çok önemli bir şey anlatıyordun ama ne dediğini bir türlü hatırlamıyorum, sen bilirsin ne anlattığın onun için seni aradım.

(135) TEMEL ½ VİZİTE Temel Hastaymış ama parası olmadığından doktora gidemiyormuş. Dursun, ona akıl vermiş Doktor Kemal’a git 2 nci gidişlerde vizitenin yarısını alıyor. Bunun üzerine Temel Doktor Kemal’a gitmiş ve “ Merhaba Doktor Bey ben yine geldim.......

( 136 ) KİNG KONG YARIŞMASI Dünya devletlerinin King Kong yarışmasında. İngiliz bizim king kong öyle büyük kü bir ayağı ingilterinin kuzeyinde diğeri güneyinde. Alman , sizinkide bir şey mi bizim king kong öyle büyük kü bir ayağı almanyada bir ayağı Fransada. Amerikalı gülmüş, sizinkilerde bir şeymi bizim King Kong öyle büyükkü bir ayağı Amerikada Bir Ayağı Avrupada, üstelik bir elinde Mars Diğer elinde Uranus. Bunları duyan Temel, ne söyleyeceğini şaşırmış, biraz düşünmüş Amerikalıya sormuş, sizin king kongun tuttukları sıcakmı dır demiş. Amerikalıda evet sıcak deyince, Temel; İşte Onun tuttukları bizin King Kong’un Ta........ larıdır demiş.

( 137 ) TEMEL / YAVAŞLA Temel son model arabasıyla hız yaparken birden (yavaşla 80 ) diye tabela görünce tühhhh tam zamanıydı ne güzel hız yapıyordum diye düşünerek hızını azalttı. Biraz gittikten sonra bir tabela daha ( yavaşla 60) mecburen hızını 60 km. indirmiş. Biraz daha gittikten sonra bir tabela daha (Yavaşla 30) görünce homurdanarak 30 km. sürate düşmüş. Temel trafik kurallarına uymasına rağmen diğer arabalar onu vızır vızır geçiyor ve Temel sinir oluyormuş.Biraz daha gittikten sonra bir Tabela daha ( YAVAŞLA’ya hoş geldiniz )

( 138) TEMEL / (A) DE BAKİYİM Temel kulak burun doktoru olmuş. Muayenehane açmış ama günde bir iki müşteri geliyormuş. Bir müddet sonra yanında Jinelog bir doktor muayenehane açmış ve akşama kadar kadın müşteriler sıraya giriyormuş. Komşu doktor 3 ay sonra çok yoruldum ve iyide para kazandım Antalya ya tatile gitmiş. Temel in yine müşterileri azmış. Düşünmüş ve komşu doktorun tabelası ile kendi tabelasını değişmiş. Sabah bir gelmişki bütün kadınlar muayene için sırada. İlk kadını çağırmış muayene etmek için çatala oturmasını söylemiş ve eline Ağıza bakılan aleti almış ve eğilerek bayan hastaya (a) de bakiyim demiş.

(139) TEMEL / HAREKETLENME Temel muayenesine muayene 100 dolar tedavi edilmezse 500 dolar diye yazı asmış. Uyanık biri 500 doları almak gayesi ile Temele gelmiş doktor bey benim tat alma duygum kayboldu demiş. Temel kolay 100 doları verin ve oturun demiş. Temel, sekreterine bağırmış kızım 8 numaralı kutuyu getir. Sekreter 8 numaralı kutuyu getirmiş içinden Balçık halinde bir nesne almış adamın ağzına bastırınca, Bu ne be demiş bu bok. Temel, bak gördün mü tat alma duygun gelişti. Adam sinirle gitmiş, bir ay sonra tekrar gelip 500 doları almak istemiş. Doktor bey benim hafızam zayıfladı hiçbir şey hatırlamıyorum demiş. Temel, kolay siz 100 doları verin ve oturun demiş. Temel, tekrar sekreterine bağırmış kızım (8) numaralı kutuyu getir deyince, Adam hayır o kutuda bok var diye bağırmış. Temel, gördünmü hafızan yerine geldi demiş. Adam kızarak gitmiş 500 dolar almak yerine 200 doları kaptırınca 1 ay sonra tekrar gelmiş. Doktor bey benim büyük sıkıntım var iktidarımı kaybettim hiç hareketlenme yok. Temel kolay demiş önce 100 doları bastır ve otur demiş. Sekreterine bağırıp kızım (8) numaralı kutuyu getir deyince Adam, hay senin (8) numaralı kutunada, sanada, sekreterine de küfür etmeye başlayınca Temel, Bak gördün mü iktidarın yerine geldi hareketlenme başladı.

( 140 ) UYARMA Temel cinsel yaşantısının monotonluğundan dolayı doktora gitmiş. Doktor muayeneden sonra temel’e uzun bir nasihattan sonra cinsel hayatın güzel olması için karını uyarman lazım demiş. Temel büyük bir sevinçle Öğlede eve gelmiş kapıdan fadimeye seslenmiş, Fadime seni uyarıyorum akşama gelip seni s..............m

(141 ) BAĞCIK Temel torpille imtihana girmiş. Sırada sözlü imtihanı beklerken önündeki girip çıkarken sormuş. Kardeş ne soruyorlar. Adam çok basit bana ayakkabıyı sordular. Temel sırası gelip içeri girince İmtihan heyeti başkanı Temel’e söyle bakıyım damdan dama atlar miyav miyav der nedir. Temel bir müddet düşünmüş başını kaşımış ve sormuş, Bağcıklarıda varmı ???

( 142 ) KARNIYARAK Bir zenci Amerikalı Türkiye de okuduktan sonra Amerika ya dönmüş. Nişanlısı ile sohbet ederken Türkiye de en çok hangi yemeği beğendiğini sormuş. Zenci Karnıyarık yemeği demiş. Nişanlısı , Karnıyarık nasıl bir yemek deyince, adam düşünmüş ... ve sonunda pişmeden benimki gibi piştikten sonra seninki gibi demiş.

( 143 ) DAHİ LAZ Dünya Genetik Projeler yarışması yapılıyormuş. Profesörler juri kurulu Fransız yarışmacını başına gelmişler. Sen ne projesi yaptın demişler . Fransız da .. Ben inek genleri ile tavuk genlerini birleştirdim, Ortaya çıkan mahlukatın eti kırmızı et kadar lezzetli ve beyaz et kadar sağlıklı oldu demiş. Ardından diğer yarışmacıları da gezmişler ve sıra bizim Temel’e gelmiş. Prf. Temele çalışmasını sormuşlar Temel ‘ de ; Karpuz genleri ile Hamamböcekleri genlerini birleştirdim deyince Bütün Profesörler gülmeye başlamış ve peki ne işe yarıyor demişler. Prf. Temel ‘ de Acayip işe yarıyor Karpuzu kesiyorsun çekirdekler kaçışıyor...

( 144 ) ZAYIFLAMA Çok şişman olan dursun bir adam, çok şöhretli bir doktora gidiyor,konu zayıflama. > Doktor,bir hafta kullanmak üzere, isimsiz bir hap veriyor kendisine. İk kullandığı gece, uyur uyumaz rüya görmeye başlıyor adam.Bir saray içinde, etrafında onlarca cariye, sabaha kadar bir onla, bir bunla sabah uyandığında, kan ter içinde.Her gece ayni şey, bir haftanın sonunda bütün fazla kilolar atılmış durumda.Günler sonra yolda şişman Temel’e rastlıyor ve tabi,nasıl kilo verdiği soruluyor.Dursun anlatıyor, Temel doğru doktorun yanına, ayni tedavi.İlk gece,Temel rüyasında bir sarayda. > Etrafında onlarca adam,bir o yatırıyor Temel’i,bir bu. Hele en son gelen bir zenci var ki,Temel’i mahvediyor.Üçüncü gün sonunda Temel dayanamıyor ve telefon ediyor doktora.Neden Dursun ile kendi rüyalarının farklı olduğunu öğrenmek istiyor. Doktor biraz düşündükten sonra soruyor: > > "Siz hastaneye mi gelmiştiniz, muayenehaneye mi?