| Hakkı Terzibaşı さんのプロフィールHAKKI SPACES'E HOŞ GELDİ...フォトブログリスト | ヘルプ |
|
HAKKI SPACES'E HOŞ GELDİNİZŞENDAĞ MUHASEBE KOLL . ŞTİ 9月16日 YENİ ADRESİM....DOSTLAR, BENİM YENİ ADRESİM AŞAĞIDAKİ GİBİDİR.
HEPİNİZE SEVGİLER VE SAYGILAR..
HAKKI TERZİBAŞI
9月3日 YABANCILAR KIZMIZI IŞIKTA NEDEN DURUYOR ???Almanya'da bir dost ziyaretinden dönüyorduk. Arabayi ben sürüyordum.Yolun ilerisinde bir kaza oldugunu gördüm. Ne olmus diye bakarken, birden dört yol agzinda oldugumuzu fark ettim. Isik kirmiziya dönmüs ve ben geçmistim. Yapacak bir sey yoktu, olan olmustu. Duramazdim, yola devam ettim. Gece yarisindan sonraydi. Saat 2 gibiydi. Allah'tan, çevrede polis falan da yoktu. Bu olayin üstünden bir hafta kadar geçmisti. Bir mektup aldim; karakola çagyriyorlardi. Gittim. Beni bir odaya aldilar. "Bir konuda bilginize basvuracagiz. Size bir fotograf gösterecegiz. Bu araba sizin sirkete ait. Geçen hafta, su gün, saat 02:12'de su kavsakta kirmizi isikta geçerken kameraya yakalanmis. Bakin bakalim, direksiyondaki kisiyi taniyor musunuz?" Fotografa baktim, "Pek taniyamadim bu kisiyi" dedim. Bunun üzerine bir fotograf daha çikardilar. Bu benim fotografimdi. "Bu sizin fotografiniz, bunu yabancilar subesinden bulduk. Biz, otomobildeki kisi ile bu fotograftaki kisinin ayni oldugunu düsünüyoruz? Ne dersiniz?" dediler. "Cevap vermeden önce, isterseniz avukatinizla görüsünüz" diye de eklediler. "isterseniz size prosedürü anlatalim. Eger bu arabayi süren ben degilim derseniz, sizi mahkemeye verecegiz. Mahkeme uzmanlara basvuracak. Eger resimdeki kisi oldugunuz ispat edilirse para cezasi alacaksiniz. Bu ceza, eger arabayi sürenin siz oldugunu kabul ederseniz vereceginiz cezanin birkaç kati olacak. Bir de resmi makamlari oyalamaktan dolayi ayri bir cezaya maruz kalacaksiniz." Düsündüm. Avukatima soracak bir sey yoktu. "Verin, bir daha bakayim fotografa" dedim. Sonra da "Evet, bu arabadaki kisi benim" dedim. Memnun oldular, "Dogru seçim yaptiniz" dediler. Yüklü bir ceza ödedim. Ama ehliyetime el koydular. "Ne zaman alirim ehliyetimi geri?" diye sordugumda "Bizden haber bekleyiniz" dediler. Aradan bir hafta geçti. Bir hastaneden davet aldim. Beni göz klinigine çagiriyorlardi. Gittim. Siki bir göz muayenesinden geçtim. Sonra beni bir grup doktorun karsisina çikardilar. Her biri benim raporu eline alip, "Renk körü degilsiniz. Gözünüzün saglam oldugunu biliyor musunuz? Ama kirmizi isikta geçmissiniz" dediler. Artik bana ehliyetimi geri verecekler diye düsündüm. Ama vermediler. Aradan bir hafta, on gün geçti. Yine hastaneden bir davet aldim; bu kez psikiyatri bölümünden. Verilen tarihte hastaneye gittim. Beni bir odaya aldilar. Odada dört doktor vardi. ilk doktor, "Raporunuza bakiyorum. Gözleriniz saglammis. Ama trafik isiklari kirmiziya döndükten tam 58 saniye sonra geçmissiniz. Bunun yanlis oldugunu biliyor musunuz?" diye sordu. Ben de "Evet, yanlis? bir davranis" dedim. Ayni seyi, diger doktorlar da aynen tekrarladi. Ben de "Evet, yanlis bir davranis?" diye ayni cevabi verdim. Artik bana ehliyetimi geri verecekler diye düsündüm. Ama vermediler. Aradan bir hafta, on gün gibi bir süre geçti. Bir mektupla karakola davet aldim. Gittim, sanirim artik ehliyetimi geri alacaktim. Ama düsündügüm gibi olmadi. "Sizi, trafige çikaracagiz" dediler. Bana bir program verdiler. Bu, günde iki saatlik, dört günlük bir programdi. ilk gün gittim. "Arabaya binin, sehir içinde dolasacagiz" dediler. Benimle birlikte üç kisi daha bindi arabaya. Hareket ettim. ilk trafik isiklarinda durdum. Yanimdaki görevli "Buna, trafik isigi denir.Kirmizida durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir. Anladiniz degil mi?" dedi. Ben de tekrarladim "Evet, kirmizi da durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir." Isik yesile döndügünde kalktim. Görevli, "Yesil isikta da kalkilir. Degil mi?" dedi. Ben de tekrar ettim, "Evet, yesil isikta kalkilir." Yolda bir süre sonra kirmiziya dönen bir Isiga rastladik. Bu kez arkadaki görevlilerden birisi, "Buna, trafik isigi denir. Kirmizida durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir. Anladiniz degil mi?" dedi. Ben de tekrarladim, "Evet, kirmizi da durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir." diye tekrar ettim. Bu sahneyi iki saat süresince her isikta tekrarladik. O günden sonraki üç günde de, yine arabama üç görevli bindi. Her isikta ayni sahne usanilmadan tekrarlandi. Ama sonunda ben de ehliyetimi geri aldim. Yukarydaki öyküyü Almanya'da yasayan bir Türk isadamindan dinledim. "Sonuç ne oldu?" dedim. Çok ciddi biçimde cevap verdi, "BEN ARTIK KIRMIZIDA HEP DURUYORUM ." 7月31日 ARI MUCİZESİ ...
7月26日 TÜRKİYEDEKİ GARİP OLAYLAR !!
25 07 2006
25 07 2006
7月24日 24 07 2006
7月21日 21 07 2006
7月10日 10 07 2006
7月8日 HER ZAMAN AKLIMDALAR..
6月21日 GİT HADİ GİTT
ERKEKLERİN MELEK OLDUĞUNUN KANITI .))
6月18日 ÜÇ SORU ÜÇ CEVAP !!
6月1日 HOSGELDIN BEBEK
5月20日 FIKRALARIN DEVAMI...( X ) İŞARETLİLER +16 101 ) TEMEL / KÜVET (*) Temel ile fadime aşk ve meşk yapmaya başlamışlar. Belli bir süre sonra temel kalkmış banyoya girmiş. Fadime belli bir süre beklemiş temel banyodan çıkmıyor. Banyonun kapısını açmış bakmışki temel küvetin içimde oturuyor ve kendi kendine konuşuyor. “ A..... koyduğumun Arşimenti Hani suyun kaldırma kuvveti vardı. “ ( 102 ) TEMEL / RESSAM (*) Öğretmen derste resim ödevi vermiş. Bütün öğrenciler ödevlerini yaparken Küçük Temel bir ara öğretmene bakmış. Öğretmen temel’in kendisini çağırdığını zannederek yanına gitmiş. Kağıdının üzerinde bir sinek görmüş ve eliyle sineği kovmaya çalışmış. Fakat birde ne görsün sinek dediği şey resim değilmiymiş. Bu ne kadar büüyük bir kabiliyet diyerek çocuğu yanına alarak “hemen ailenin yanına gitmeliyiz, sana özel okullarda okutmalayız, sende büyük bir kabiliyet var “ diyerek temelin evine gitmişler. Eve girince Temelin babasının yatakta yatarak acı içinde olduğunu görmüş. Öğretmen babasına’ “bu sizin oğlunuz varya “ demeye kalmadan babası “uy onun babasına..... “ diye küfretmiş. Öğretmen “ama beyefendi oğlunuz çok kabiliyetli” demeye kalmadan babası “uyy onun kabiliyetine ...” diye küfretmiş. Sonunda öğretmen dayanamamış ve “niye devamlı çocuğa küfrediyorsun” demiş. Babası “dün akşam eve geldiğimde biraz çakırkeyiftim, bu oğlan yanan sobanın üzerine çıplak kadın resmi yapmazmı ......” ( 103 ) TEMEL / SERİN (*) Fadime Pazar dönüşü Temel’i pencerenin önünde pantolonunu indirmiş vaziyette görmüş ve sormuş -“Ne yapıyorsun böyle”. Temel ; -“dün hava biraz soğuktu pencerenin önünde oturdum boynum tutuldu kazık gibi oldu, ha diyordum bugün hava serin belki.... “ ( 104 ) TEMEL / SİTİL (*) Temel evlendikten sonra Almanyaya babasının yanına gitmiş. Hoş beş ve akşam yemeğinden sonra herkes yatmış. Babası Temel’in odasında acaip sesler duyunca sabahleyin oğluna sormuş neydi o gürültüler diye. Temel; “ baba biz fadimeyle yeni bir stil deniyorduk” demiş. Babası merakla sorunca Temel; “Fadime gardrobun üstüne çıkıyor, ben yatağa arka üstü yatıyorum, fadimede gardrobu üstünden benim üstüme atlıyor “ demiş. Babası “hımm” demiş. Temel memlekete döndükten belli bir müddet sonra babasından bir telgraf almış. Telgraf aynen şöyle. * Anan öldü Stop * S.... kırıldı Stop * Sitilini S....... Stop. ( 105 ) TEMEL / TRAFİK POLİSİ Temel bir gün trafik polisine yakalanıyor. Polis çok hızlı gittiğini söyleyince temel, yahu herkes hız yapıyorda niye sadece beni tutuyorsun. Polis, bak sen hiç balık avladınmı demiş. Temel , evet avladım ne olmuş ki demiş. Polis, denizde o kadar balık var ama oltayı attınmı sadece bir tanesini tutarsın. ( 106 ) KARININ KULLANMADIĞI ŞEY ? (*) Kadın eve geldiğinde kocasını yatakta bir kadınla yakalamış, tam açmış ağzını bağıracakken kocası bir dakika hanım izah edeyim demiş. Bu kız yolda yerde yatıyordu eve getirdim. Karnı açtı senin beğenmeyip buzdolabında duran rosta yı pişirip ona yedirdim. Ayakkabıları yıpranmıştı rengini beğenmeyip giymediğin ayakkabıları ona verdim, pantolonu yırtılmıştı , senin basenlerin genişlediği için giymediğin pantolonu ona verdim, tam gitmek üzereydi ki kız bana, karının bu evde kullanmadığı başka ne var dedi ve işte yataktaydık......... (107) SKORBORD (*) Temel Dursunun evine misafirliğe gitmiş akşam yemek ve muhabbetten sonra dursun uyumaya başlamış. Dursunun karısı temele göz koymuş ve temele gel sevişelim demiş. Temel, olmaz sen benim arkadaşımın hanımısın ve dursun da burda yanımızda demiş. Kadın, sen korkma hor hor çekiyor artık kolay kolay uyanmaz demiş. Temel inde kadında gözü varmış. Her ihtimale karşı dursun un gögsünden bir kıl koparmış bakmışki dursun hor hor uyuyor ve karısıyla işi pişirmişler. Biraz sonra tekrar kadın isteyince temel yine dursunun gögsünden bir kıl koparmış bakmış ki dursun yine uyuyor ve tekrar işi pişirmişler. Sabaha kadar bu böyle 5 – 6 defa devam etmiş. Sabah ışıdığında kadın yine isteyince temel yine dursun un gögsünden kıl koparmış tı ki, dursun gözünü açmış ve ula temel sabaha kadar karımı s..... bir şey demedim ama beni skorbord olarak kullanmak çok ağrıma gidiyor.... ( 108 ) KANDIRDIM GEMİ GELMİYOR (*) Temel gemi kazasından tek başına kurtulmuş ve bir adaya sığınmış. Tek başına adada olmasına rağmen adada istediği her şey varmış. Her türlü yiyecek ve doğa harikaymış. Yıllardır burada yaşamış. Canı sıkılınca kendi kendine fantaziler kurup kendini tatmin etmeye başlamış. Belli bir süre sonra bu işten sıkılmış ve sertleşme meye başlamış. Bir gün oturmuş dururuken birden, heyy bir gemi geçiyor hemen bir ateş yakayım dumanını görsünler, beni kurtarsınlar, gemiye alsınlar, gemide sıcak su ile banyo yaparım, bir güzel karnımı doyururum, sonra bir sarışın bulurum beraber karşılıklı yemek yer ve kamaraya geçeriz ve onu yatağa atarım diye söylenirken birden elini kilotunun içine sokup tutmuş ve kandırdım gemi falan gelmiyor.......... ( 109 ) TARTI 50 BİN LİRA Temel kaldırımın üstüne bir tartı aleti koymuş ve levhaya bir tartı 50 bin lira demiş. Bir müşteri gelmiş tartıya çıkmış kilosunu gördükten sonra temele 100 bin lira vermiş. Temel aramış bakmış ki bozuk parası yok, düşünmüş ve hemşerim bozuk luk yok bir daha çık tartıya sayışalım... ( 110 ) SAĞIR NUMARASI Temel ölmüş ve ahırette gitmiş bir sürü insan köprünün üstende dururken zebanı bağırmış, karısını aldatanlar burdan aşağıya kendini atsın. Ordakilerin hepsi kendini aşağıya atmış ama sadece bir tek Temel kalmış atmayan. Zebani bağırmış, heyyy atla aşağıya çabuk sağır numarası yapma.... ( 111 ) TARTI ALETİ Kadın temelin bulunduğu eczaneye gitmiş ve tartılmak istemiş. Tartılmadan önce para atıyormuş. İlk tartıda 85 kg gelince, üstündeki mantoyu çıkarmış ve tekrar para atarak tartı aletinin üstüne çıkmış bu sefer 80 kg gelince üstendeki çeketi çıkarmış ve tekrar para atarak tartı aletine çıkmış 75 kg gelince gömleğini çıkarıp tartı aletine para atıp üstüne çıkmaya çalışırken temel hemen atılmış ve bayan paranızı alın bundan sonrası müesseseden..... ( 112 ) YILDIRIM ÇARPTI Savcı morgu denetlerken bir ölünün sırıtır vaziyette olduğunu görünce bu adam niye sırıtıyor diye sormuş. Yetkililer bu adam altılı ganyanda 60 milyar kazandı zavallı sevinçten kalpten gitti demişler. Savcı tekrar gezerken yine bir sırıtan görmüş ve bu niye sırıtıyor peki demiş, yetkililer bu adamda 30 yıl süren bir dava sonunda tam 1 tirilyon kazanmış ama o da sevinçten kalpten gitti demişler. Savcı yine dolaşırken simsiyah bir adam görmüş ve peki bu niye simsiyah demiş. Yetkililer bu bizim temel dir, onu yıldırım çarptı ama o fotoğraf çekiliyor zannetti.... ( 113 ) PEYNİR – BALIK Temel büyük bir heyecanla doktora telefon açarak doktor yetiş fadime banyodan çıkarken havlusunu düşürdüğünde poposuna bir fare girdi. Doktor, fazla telaşlanma ben hemen geliyorum ben gelene kadar sen karının poposuna peynir tut demiş. Doktor eve geldiğinde temeli karısının poposuna balık tutarken görünce, be adam ben sene peynir tut demedimmi demiş. Temel, doktor bey ben dediğiniz gibi peyniri tuttum ama fare tam kafasını çıkarmış tıki birden bir kedi fareyi yakalamak için atlamasınmı ......... ( 114 ) TEMEL / HAMSİ Temel ile dursun muhabbet ederken Dursun temel e demişti, ula temel oruçlu iken kaç tane hamsi yersin. Temel, 100 tane yerim demiş. Dursun, akıllım 1 tane yedinmi orucun bozulur 99 tanesini yiyemessin. Temel çok mahçup olmuş eve giderken yolda idrisi görmüş aynı şeyi idrise söylemeyi düşünmüş. Ula idris oruçlu iken kaç tane hamsi yersin demiş. İdris 50 tane yerim deyince. Temel, ula idris 100 tane deseydin sana bir şey anlatacaktım...... ( 115 ) TEMEL / SARHOŞ Temel hırsızlıktan yakalanıp hakim in karşısına çıkarılmış. Hakim, oğlum niye bu kadının evine girdin. Temel, hakim bey yemin ederim sarhoştum kendi evim zannettim.Hakim, peki oğlum kadını görünce niye kaçtın o zaman. Temel, benim karım zannettim........ ( 116 ) TEMEL / İÇKİ Temel ile dursun beraber meyhanede içki içiyorlarmış. Bir ara kafayı bulmuşlar ve Temel Dursun’a ula Dursun 2 kere 2 kaç eder diye sormuş. Dursun 4 diyince Temel çekmiş silahını vurmuş Dursunu. Mahkemeye hakim karşısına çıkarmışlar ve hakim Temel e niye arkadaşını vurdun demiş. Temel, çok şey biliyordu hakim bey demiş...... ( 117 ) TEMEL / ŞINAV Temel tatil için otele yerleşmiş, sabah yürüyüşü için sahilde gezerken bir bayanın arka üstü yatarken güneşlendiğini görmüş kocasıda yanında spor olarak şınav çekiyormuş. Temel hem kadına hem adama biraz bakmış ve demişki “ uy kerize bak karı altından kaçmış haberi yok “ ( 118 ) TEMEL / HAÇ Temel, Hanımı – Annesi ve Kayınvalidesini alarak Hac’a gitmişler. Günlerce ibadet ederek ve haç vazifesini ifa ettikten sonra dönmek üzere iken şükür namazı kılmaya başlamışlar. Namazın sonunda Kayınvalidesi, dua ederken temel kulak kabartmış. Kayınvalidesi, ellerini havaya açarak “ Allahım beni affet, sana sığınıyorum, ben gençliğimde kocamı birkaç defa aldatmıştım” diye dua edince Temel çok şaşırmış. Bu sefer annesinin duasına kulak kabartmış, Annesi; “Allahım ne olur beni affet gençlik yıllarımda bizim herifi birkaç defa aldatmıştım “ diye dua edince Temel daha çok şaşırmış. Bu sefer karısını dinlemeye başlamış. Fadimede; “Allahım ne olur beni affet ben Temel’i 2 kere aldatmıştım” diye dua edince temel şok olmuş ve Ellerini havaya kaldırarak ; “ Allahım ne olur beni affet bu kadar orospuyu huzuruna getirdiğim için” . ( 119 ) TEMEL / YANIK Temel ile Dursun Amerika’ da gezerken birden bir apartmanda yangın çıkmış. Ortalık karışmış, her kes bir şeyler söylerken birden aparmanın bir odasının penceresinden bakan küçük çocuklar görmüşler. Dursun, büyük bir kahramanlık göstererek aparmana koşmuş ve odaya girip çocukları bir bir aşağıya Temel’e doğru atmaya başlamış. Temel ilk çocuğu tutmuş ve kaldırıma koymuş, ikinci çocuğu Dursun atmış Temel tutmuş ve kaldırama koymuş. Dursun 3. çocuk olarak bir zenci çocuğu atmış Temel tutmamış ve çocuk kütttt diye yere çakılmış. Dursun 4. çocuğu atmış Temel tutmuş ve kaldırama koymuş. Dursun 5. çocuğu atmış Temel tutmuş ve kaldırama koymuş. Dursun 6. çocuk olarak yine bir zenci çocuk atmış ve Temel tutmayınca zenci çocuk yere küttt diye çakılmış. Bunun üzerine Temel Dursun’a bağırmış, ulaaa Tursunnn yanmışları atarak vakit kaybetme. ( 120 ) ESSEK Bir gün Temel eseğiyle köyüne dönerken yolda gördüğü elma bahçesindeki elmalardan tatmak ister. Bahçeye girer ve eseğinin üstünde kolayca eristiği elmalarla bir güzel karnini doyurur. Tam ayrılacağı sırada bahçe sahibi ikisini de görür ve yakalar.. Önce bir güzel eseği döver, ardından da Temel'i pataklar. Dayaktan sonra dayanamayan Temel sorar : - Tamam dövdün, anladık ta sana bir şey sormak isteyrum! - Sor bakalım. - Neden önce beni değil de eseği dövdün ? - Seni önce dövseydim eşek kaçardı da ondan !... ( 121 ) SIHIRLI KEMAN Temel bir gün ava gitmeye karar vermiş, sihirli kemanini, tüfeği almış ve ava gitmiş, Av esnasinda bir aslanla göz göze gelmişler. Temel tetiğe basmış tüfek patlamamış. temel kemani çalmış ve aslanı uyutmuş. Eve gelmis ve tekrar ava gitmiş. Aslanla yine göz göze gelmiş.Tetiğe basmış, gene patlamamış, hemen kemani çıkarmış, çalmış ama aslan onu parçalayıp yemiş. Ağaçta iki maymun konuşuyormuş, biri demiş : -"Ben sana demedim mi, bu bizim sağır aslana denk gelirse işi biter ( 122) FIDYE Temel, issizlik ve parasızlıktan bıkkınlık geldiği bir sırada para kazanmak için çocuk kaçırmaya karar verir ve kasabada gözüne kestirdiği bir çocuğu kaçırarak kasaba dışındaki arazide bir ağacın altına götürür. Biraz soluklandiktan sonra çocuğa -"kagidin, kalemin var mi?" Diye sorar. Çocuk: -"Var" der. Temel kağıdı kalemi aldıktan sonra çocuğa babasının adini sorar. Dursun olduğunu öğrenince fidye istemek icin mektup yazar ve "Ula Dursun çocuğun elimdedir. Yarin sabah saat 10'a kadar kasabanın dışında ki büyük ağacın kovuğuna 10.000 dolar getirmezsen çocuğunu ölmüs bil" der. Sonra mektubu çocuğa uzatarak -"Bunu babana götür. Sakin başkasına verme" diye tembihler. Ertesi sabah 10'da ağacın kovuğunu kontrol eder ve bir paket bulur. Actığında içinde 10.000 dolar para ve bir not vardır. -"Ula utanmimusun hemserinin usaguni kacirmaya ( 123 ) TEMEL HASTANEDE Temel hastalanır. Hastaneden randevu alır muayeneye gider. Sırasını beklemeye baslar.Hastalara muayene olur çıkar sıra bir türlü temele gelmez. Aradan zaman geçer sıra temele gelir. Doktor temelden tahlil ister. Doktorlar yemek paydosuna çıkarlar temelde hava almak için dışarı Merdivenlerde oturup ağlayan birini görür ve sorar: "Hayrola hemserim neden ağliyorsun?" Adam: - "Kan testi yaptırmaya gelmistim parmağımı kestiler" der. Ama Temel ondan daha hizli aglamaya baslar adam susar - "Hayırdır, kesilen parmak benim; sen neden ağlıyorsun?" Temel: - "Nasıl ağlamam hemşerum, ben de idrar tahlili yaptırmaya geldim." ( 124 ) KİM TANIYACAK Temelin biri bir gün denize gider,soyunur elbiseleri sahilde bırakır.. Çırılçıplak girer denize epey yüzdükten sonra döner gelir sahile bakar elbiseler yok.Çaresiz bir eli önde bir eli arkada adem gibi eve gider. Yolda yaşli Temellerden birisi görür sorar usagım bu ne hal Temel durumu anlatır, yaşlı Temel ula salak usağım yüzünü kapat onu kim tanıyacak der ( 125 ) BULMACA Temel uçağa binerken merdivende bir bakmış önünde Sharon Stone haltetmiş bir dilber. Muhteşem de bir mini.. Temel içini çekerken bir bakmış, yeri dilberin tam yanı.. Oturmuşlar.. Uçak havalanmış. Dilber çantasına uzanmış. İçinden bir bulmaca dergisi, bir kurşun kalem çıkarmış. Başlamış çapraz bulmacayı çözmeye.. Temel heveslenmiş.. "Şimdi bir yerde takılır, bana sorar, böylece muhabbete başlarız" diye.. Beş dakika geçmeden dilber Temel'e dönmüş, gerçekten.. Kısık, seksi bir sesle sormuş: "Beş harfli bir kelime. Sonu arak.. Başına bir harf koyarsanız kadınların en sevdiği alet olurmuş, biliyor musunuz?" diye.. "Aman Tanrım" demiş Temel, Amerikan filmlerindeki gibi.. "Aman Tanrım.. Bu güzel kadına o kelimeyi nasıl söylerim ben.. Mutlak bir başka kelime olmalı.." Başlamış düşünmeye.. Beş dakika sonra jeton "Dank" diye düşmüş.. Kadına dönmüş: "Tarak olabilir mi, hanımefendi?.. Tarak!.." "Harikasınız" demiş dilber.. "Silginiz var mı acaba ( 126 ) EL ARABASI Amerika'da, evlilik ve seks danışmanları vardır.. İşler iyi gitmemeye başladı mı, boşanmak için avukatlardan önce, bu danışmanlara başvurulur, belki son bir umut için.. Amerikalı Temel ile esi, son zamanlarda seks yaşamlarının eskisi gibi olmadığı fark etmişler.. Kalkmış danışmana gitmişler.. Danışman onları uzun uzun dinlemiş.. "Seks yaşamınıza biraz renk katmanız gerekir" demiş.. "Hep ayni pozisyon, seksi monotonlastırır. Hayalinizi kullanın.. Değişik şekiller deneyin!.." "Nasıl yani" demiş, Temel.. "Mesela" demiş, danışman.. "El arabası pozisyonunu deneyin.." "O nasıl oluyor" demiş, Temel!.. "Basit" demiş, danışman. "Eşin yüzükoyun uzanacak. Sen iki ayağını tutup kaldıracaksın. Esin elleri üzerinde kalkacak.. Bir yandan yürüyeceksiniz.. Bir yandan da... Yani tam el arabası gibi birleşip gideceksiniz.. Anladın mi?.." Eve dönmüşler.. Temel seslenmiş.. "Hadi bakalım.. El arabasına hazır ol!.." "Tamam olurum, ama iki şartla" demiş, karisi.. "Birincisi, acıtırsa hemen bırakacaksın. Ikincisi.. Annemlerin evinin önünden geçmeyeceğiz!.." ( 127 ) HASTANE Temel çok hastalanmış. Hastanede, başında profesörler, doktorlar, asistanlar yığılı. Hoca; - "Dikkat ediniz, bu hasta çok yakında sol tarafından felç geçirmek üzere. Bütün emareler bunu gösteriyor." der. Bunu duyan Temel usulca yorgan altından çükünü sağa çekmiş ( 128 ) TERCİH Temel'in üç tane sevgilisi vardır biri öğretmen biri doktor biri de santralcidir. Fakat öğretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadaşı sorar niye öğretmen de diğerleri değil? Temel de ona döner -Ula der bilmezmisin doktorlar bugün git yarın gel der -santralci de şu an meşgul daha sonra tekrar deneyin der. Ama Öğretmen:-Hadi bir daha tekrarlayalım... ( 129 ) İLK GECE Temel askere gitmiş, komutanı askerleri toplamış. Şimdi herkes sırayla evlendiğinin ilk gecesini anlatsın demiş. İlk üç kişiden sonra sıra temele gelince Temel - Komutanım evlendiğimin yedinci gecesi demiş. Komutanı ilk gece dedik oğlum deyince Temel yine -Komutanım evlendiğimin yedinci gecesi demiş. Komutan bu sefer temeli geçip herkese anlattırdıktan sonra tamam ne oldu ulan yedinci gece diye sormuş. Temel , Komutanım Fadime dediki - Çıkar oni işeyeceğum ( 130 ) 3'LÜ Bir gün Tursun arkadası Temel' e sormuş.. Ula Temel, 3'lü sexten hoslanırmusun? Temel : Evet, en sevdiğim fantazimdur da. Tursun : İyi o zaman, acele eve yetiş.. ( 131 ) TREN Temel ile Fadime nişanlılarmış evsizlik sıkıntısı çekiyorlarmış arkadaşlarından falan bir türlü ev bulamamışlar. El ele tarlada yürürken Temel dönmüş ve Fadime'ye yumulmuş o heyecanla yattıkları yerin tren rayı olduğunu görememişler. Başlamışlar sevişmeye... Derken uzaktan tren geliyor. Makinist bir bakıyor rayların üzerinde 2 insan.. sireni çekiyor.. Temelle Fadime tınmıyor, 100 m kala tekrar çekiyor gene kaçmıyor bizimkiler , 50m..30m derken imdat frenini çekiyor makinist... Tabii vagonlar birbirine giriyor çok büyük maddi hasar var... Hemen Fadime ile Temel' i suçüstü mahkemesine çıkarıyorlar... Hakim: -Ya kardeşim treni görmedin mi , sireni duymadın mı ? Temel: -Duyduk hakim bey -Ula niye kaçmadınız o zaman?..... -Valla hakim bey bir baktım ben geliyorum , fadime geliyor , tren geliyor...... Dedim ki "FRENİ OLAN DURSUN.." ( 132 ) UNUTGANLIK 75 yaşındaki Temel 25 yaşındaki Fadime'ye göz koymuş. "Fındık bahçelerim var, hanlarım hamamlarım var, feda olsun, ben bu kızı isterim!" Temel' in rahmetlik hanımından oğulları var, uyarmışlar: - Eh baba, bize göre hava hoş da yaşlı başlı adamsın, kalbin var, tansiyonun var, başına is alma, evleneceğim derken öbür tarafı boylama. - Yok bir şey olmaz. - Ya baba, etme eyleme - Olmaz bir şey dedim, dediğim deduktur! Düğün dernek sonrası, el etek çekilir oğullar da babalarının kapısı önünde bekler. "Simdi kalpten gidecek bu adam" diye söylenirler. Aradan bir saat geçer, odadan çıkan yok. iki saat geçer, odadan çıkan yok! Üç saat sonra kapı açılır, Fadime gerinerek, yüzünde bir gülümseme, odadan çıkar. Oğlanlar hemen sorar: - Babamız nasıl? - İyi, içerde sigara içiyor. - Yaşlı adam, bir problem var mi diye merak ettik. Ne yapıyorsunuz üç Saattir içeride? - Bir şey yok. Babanız biraz bunamış o kadar! - Nasıl yani? - Yapıyor, sonra unutuyor, hadi bir daha!... (133 ) TEMEL ÜTÜ Temel 2 kulağı yanık vaziyette doktora gitmiş. Doktor hayırdır iki kulağını nasıl yaktın. Temel, ütü yapıyordum telefon çalınca ütüyü yanlışlıkla kulağıma koydum. Doktor şaşırmış peki ikinci kulağını nasıl yaktın diyince Temel, onu da Ambulans çağırırken yaktım. ( 134 ) TEMEL RÜYA Temel Sabah kalktığında telefon ile Dursun ‘ u aramış. Ula Dursun gece seni rüyamda gördüm. Dursun’da hayırdır ne gördün. Temel; Hayırdır bana çok önemli bir şey anlatıyordun ama ne dediğini bir türlü hatırlamıyorum, sen bilirsin ne anlattığın onun için seni aradım. (135) TEMEL ½ VİZİTE Temel Hastaymış ama parası olmadığından doktora gidemiyormuş. Dursun, ona akıl vermiş Doktor Kemal’a git 2 nci gidişlerde vizitenin yarısını alıyor. Bunun üzerine Temel Doktor Kemal’a gitmiş ve “ Merhaba Doktor Bey ben yine geldim....... ( 136 ) KİNG KONG YARIŞMASI Dünya devletlerinin King Kong yarışmasında. İngiliz bizim king kong öyle büyük kü bir ayağı ingilterinin kuzeyinde diğeri güneyinde. Alman , sizinkide bir şey mi bizim king kong öyle büyük kü bir ayağı almanyada bir ayağı Fransada. Amerikalı gülmüş, sizinkilerde bir şeymi bizim King Kong öyle büyükkü bir ayağı Amerikada Bir Ayağı Avrupada, üstelik bir elinde Mars Diğer elinde Uranus. Bunları duyan Temel, ne söyleyeceğini şaşırmış, biraz düşünmüş Amerikalıya sormuş, sizin king kongun tuttukları sıcakmı dır demiş. Amerikalıda evet sıcak deyince, Temel; İşte Onun tuttukları bizin King Kong’un Ta........ larıdır demiş. ( 137 ) TEMEL / YAVAŞLA Temel son model arabasıyla hız yaparken birden (yavaşla 80 ) diye tabela görünce tühhhh tam zamanıydı ne güzel hız yapıyordum diye düşünerek hızını azalttı. Biraz gittikten sonra bir tabela daha ( yavaşla 60) mecburen hızını 60 km. indirmiş. Biraz daha gittikten sonra bir tabela daha (Yavaşla 30) görünce homurdanarak 30 km. sürate düşmüş. Temel trafik kurallarına uymasına rağmen diğer arabalar onu vızır vızır geçiyor ve Temel sinir oluyormuş.Biraz daha gittikten sonra bir Tabela daha ( YAVAŞLA’ya hoş geldiniz ) ( 138) TEMEL / (A) DE BAKİYİM Temel kulak burun doktoru olmuş. Muayenehane açmış ama günde bir iki müşteri geliyormuş. Bir müddet sonra yanında Jinelog bir doktor muayenehane açmış ve akşama kadar kadın müşteriler sıraya giriyormuş. Komşu doktor 3 ay sonra çok yoruldum ve iyide para kazandım Antalya ya tatile gitmiş. Temel in yine müşterileri azmış. Düşünmüş ve komşu doktorun tabelası ile kendi tabelasını değişmiş. Sabah bir gelmişki bütün kadınlar muayene için sırada. İlk kadını çağırmış muayene etmek için çatala oturmasını söylemiş ve eline Ağıza bakılan aleti almış ve eğilerek bayan hastaya (a) de bakiyim demiş. (139) TEMEL / HAREKETLENME Temel muayenesine muayene 100 dolar tedavi edilmezse 500 dolar diye yazı asmış. Uyanık biri 500 doları almak gayesi ile Temele gelmiş doktor bey benim tat alma duygum kayboldu demiş. Temel kolay 100 doları verin ve oturun demiş. Temel, sekreterine bağırmış kızım 8 numaralı kutuyu getir. Sekreter 8 numaralı kutuyu getirmiş içinden Balçık halinde bir nesne almış adamın ağzına bastırınca, Bu ne be demiş bu bok. Temel, bak gördün mü tat alma duygun gelişti. Adam sinirle gitmiş, bir ay sonra tekrar gelip 500 doları almak istemiş. Doktor bey benim hafızam zayıfladı hiçbir şey hatırlamıyorum demiş. Temel, kolay siz 100 doları verin ve oturun demiş. Temel, tekrar sekreterine bağırmış kızım (8) numaralı kutuyu getir deyince, Adam hayır o kutuda bok var diye bağırmış. Temel, gördünmü hafızan yerine geldi demiş. Adam kızarak gitmiş 500 dolar almak yerine 200 doları kaptırınca 1 ay sonra tekrar gelmiş. Doktor bey benim büyük sıkıntım var iktidarımı kaybettim hiç hareketlenme yok. Temel kolay demiş önce 100 doları bastır ve otur demiş. Sekreterine bağırıp kızım (8) numaralı kutuyu getir deyince Adam, hay senin (8) numaralı kutunada, sanada, sekreterine de küfür etmeye başlayınca Temel, Bak gördün mü iktidarın yerine geldi hareketlenme başladı. ( 140 ) UYARMA Temel cinsel yaşantısının monotonluğundan dolayı doktora gitmiş. Doktor muayeneden sonra temel’e uzun bir nasihattan sonra cinsel hayatın güzel olması için karını uyarman lazım demiş. Temel büyük bir sevinçle Öğlede eve gelmiş kapıdan fadimeye seslenmiş, Fadime seni uyarıyorum akşama gelip seni s..............m (141 ) BAĞCIK Temel torpille imtihana girmiş. Sırada sözlü imtihanı beklerken önündeki girip çıkarken sormuş. Kardeş ne soruyorlar. Adam çok basit bana ayakkabıyı sordular. Temel sırası gelip içeri girince İmtihan heyeti başkanı Temel’e söyle bakıyım damdan dama atlar miyav miyav der nedir. Temel bir müddet düşünmüş başını kaşımış ve sormuş, Bağcıklarıda varmı ??? ( 142 ) KARNIYARAK Bir zenci Amerikalı Türkiye de okuduktan sonra Amerika ya dönmüş. Nişanlısı ile sohbet ederken Türkiye de en çok hangi yemeği beğendiğini sormuş. Zenci Karnıyarık yemeği demiş. Nişanlısı , Karnıyarık nasıl bir yemek deyince, adam düşünmüş ... ve sonunda pişmeden benimki gibi piştikten sonra seninki gibi demiş. ( 143 ) DAHİ LAZ Dünya Genetik Projeler yarışması yapılıyormuş. Profesörler juri kurulu Fransız yarışmacını başına gelmişler. Sen ne projesi yaptın demişler . Fransız da .. Ben inek genleri ile tavuk genlerini birleştirdim, Ortaya çıkan mahlukatın eti kırmızı et kadar lezzetli ve beyaz et kadar sağlıklı oldu demiş. Ardından diğer yarışmacıları da gezmişler ve sıra bizim Temel’e gelmiş. Prf. Temele çalışmasını sormuşlar Temel ‘ de ; Karpuz genleri ile Hamamböcekleri genlerini birleştirdim deyince Bütün Profesörler gülmeye başlamış ve peki ne işe yarıyor demişler. Prf. Temel ‘ de Acayip işe yarıyor Karpuzu kesiyorsun çekirdekler kaçışıyor... ( 144 ) ZAYIFLAMA Çok şişman olan dursun bir adam, çok şöhretli bir doktora gidiyor,konu zayıflama. > Doktor,bir hafta kullanmak üzere, isimsiz bir hap veriyor kendisine. İk kullandığı gece, uyur uyumaz rüya görmeye başlıyor adam.Bir saray içinde, etrafında onlarca cariye, sabaha kadar bir onla, bir bunla sabah uyandığında, kan ter içinde.Her gece ayni şey, bir haftanın sonunda bütün fazla kilolar atılmış durumda.Günler sonra yolda şişman Temel’e rastlıyor ve tabi,nasıl kilo verdiği soruluyor.Dursun anlatıyor, Temel doğru doktorun yanına, ayni tedavi.İlk gece,Temel rüyasında bir sarayda. > Etrafında onlarca adam,bir o yatırıyor Temel’i,bir bu. Hele en son gelen bir zenci var ki,Temel’i mahvediyor.Üçüncü gün sonunda Temel dayanamıyor ve telefon ediyor doktora.Neden Dursun ile kendi rüyalarının farklı olduğunu öğrenmek istiyor. Doktor biraz düşündükten sonra soruyor: > > "Siz hastaneye mi gelmiştiniz, muayenehaneye mi? |
|||||||||||||||
|
|